menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yankı Odası'ndan çıkanların başına neler geliyor?

11 0
28.01.2026

Siyasi yapımız iyice tuhaflaşmaya başlamadı mı?

Aynı masalardan farklı farklı sesler geliyor...

Kimse kimseyi dinlemiyor...

Türkiye’de toplumsal zemin, uzun zamandır iki devasa "yankı odasına" bölünmüş durumda.

Bir önceki yazımda altını çizmiştim.

Artık sağ-sol bitti, mevziler başladı.

Ama bu mevziler öyle bir hâl aldı ki; kimin eli kimin cebinde, kimin sözü kimin adına yankılanıyor, kimse bilmiyor.

Odaların kapıları dış dünyaya kapalı.

Ama içerideki trafik, Mansur Yavaş'ın bitmek bilmeyen güzergâh planlamasına benziyor…

Karmaşık ve nereye varacağı belirsiz.

Merhum Deniz Baykal’ın siyasetin bu çok sesli hali için diyeceği belliydi...

Onunla müsemma o meşhur sözünü bilirsiniz: "Optik Çarpıtma".

Gerçek gölgelendi, menfaat çatışmaları her şeyin önüne geçti.

Hak teslim edenler, edenleri linç edenler ve arada kalıp sadece ülkesini sevenler…

"YİĞİDİM ASLANIM'LA BU İŞ OLMUYOR "

CHP cenahına bakalım:

Kendi içlerindeki hesaplaşmalar o kadar gürültülü ki, dışarıya "demokrasi" diye verdikleri ses içerideki çatlağı örtmeye yetmiyor.

Her şeyin güzel olamayışına bakalım:

İmamoğlu'nun Belediyenin 560 milyar liralık bütçesini harcaması ve üstüne İstanbul içinde ve dışında 400 milyar lira da kredi borcu yapması iddiası...

Daha niceleri de olabilir...

Ancak CHP cenahında hala daha kabul edilemiyor.

Bizim ülkemizde zaten kıyasa tabi kahramanlaştırma refleksi var...

Yasa boşluğu olsa da yasalar da boş değil hani.

Bu yolsuzluğu bir türlü kabul etmeyen Özgür Özel, düzenli miting yapıp hak aramaya devam ediyor.

Ama parti içinden bu demokrasi pardon cumhurbaşkanlığı seçimi mitingine tepkiler de geliyor.

Yolsuzluk sanığı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan:

"CHP, at gözlüğü ile dünyaya bakmayı bırakmalı. Yiğidim aslanım romantizmiyle bu iş olmuyor, mitinge gidenler artık gitmiyor." dedi.

Parti içi çatırdamaların bir çoğu Özel'in........

© Yeni Ankara