Werehyena canavarı ve antisemitizm üçgeni
Amerika ve İran arasında yaklaşık kırk günü aşkın süredir devam eden ve savaşın bitmesi için bir umut ışığı olarak görülen müzakereler, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da maalesef çıkmaza girdi. Umutların tam bu noktada tükenmesinin ardında yatan sebeplere gelin madalyonun öteki yüzünden daha derin ve farklı bir açıdan bakalım.
İslamabad ismi kökleri derin bir sembolizm barındıran iki kavramın birleşimidir: Arapça kökenli barış teslimiyet ve güven anlamlarını taşıyan İslam ile Farsça bayındır, mamur veya imar edilmiş şehir anlamına gelen Abad. Bu haliyle İslamabad kelime anlamıyla Güvenli Barışın Şehri demektir. Şehrin bu manevi kimliğine yakışır şekilde tarihi bir barış imzasının atılması beklenirken ne yazık ki yazımı kaleme aldığım dakikalarda ABD ve İran heyetlerinin masadan kalktığı ve görüşmelerin kesildiği haberi ajanslara düştü.
ABD’nin masaya koyduğu şartlar aslında savaşı başlatan resmi sebeplerin bir özeti gibiydi:
Nükleer başlıklar ve silahsızlanma,
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği,
Balistik füze programı,
Bölgesel müdahale ve vekalet savaşları.
Buna karşılık İran heyeti ise; yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi, savaşın sona erdirilmesi ve nükleer meselede somut garanti şartlarını sundu.
Masada Olmayan "Werehyena" (Sırtlan-Adam)
Peki güvenilir şehir İslamabad’ın........
