menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkler geliyor

21 0
13.06.2026

Yirmi dört yıllık hasret sona erdi.

Türk Milli Takımı, uzun bir aradan sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkmaya hazırlanıyor. Milyonlarca futbolseverin heyecanla beklediği FIFA 2026 Dünya Kupası artık kapımızda. Ülkenin dört bir yanında aynı heyecan hissediliyor, marşlar hazırlanıyor, yorumlar yapılıyor, hayaller kuruluyor.

Ancak bu başarıya sadece bir futbol başarısı olarak bakmak eksik olur.

Çünkü bu hikâye, aynı zamanda bir neslin hikâyesidir.

Yaşım yarım asrı geçti. Hayatım boyunca birçok siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşüme tanıklık ettim. Mesleğimin verdiği alışkanlıkla olayları sadece görünen yönleriyle değil, arka planlarıyla da değerlendirmeye çalışırım. Son birkaç yıldır ise Türk futbolunda sessiz ama son derece önemli bir dönüşümü dikkatle izliyorum.

Bu dönüşümün merkezinde gençler var.

Arda Güler, Kenan Yıldız, Ferdi Kadıoğlu, Can Uzun, Deniz Gül ve daha niceleri...

Bu isimlerin ortak özelliği yalnızca yetenekli futbolcular olmaları değil. Onlar aynı zamanda disiplinli çalışmanın, sabrın ve karakterli duruşun temsilcileri.

Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız'ın gelişimini yakından takip ediyorum.

Arda Güler'in hikâyesi aslında modern Türk futbolunun da hikâyesidir. Ankara Etimesgut'tan çıkıp dünyanın en büyük kulüplerinden biri olan Real Madrid'e uzanan bu yolculuk, tesadüflerin değil emeğin ürünüdür. Genç yaşına rağmen büyük baskılar altında mücadele etti, sabretti ve önüne çıkan her fırsatı değerlendirmeyi başardı.

Ancak beni etkileyen yalnızca futbolu değil.

Arda, Real........

© Yeni Ankara