CHP’de mutlak butlan ateşi

Demokrasi kitabında Charles Tilly, güven ve güvensizlik konusunda Amerikan siyasal hayatının üç unsurunu birleşik sıralarken şunu söyler “1-Kazananların avantaj elde ettiği, kaybedenlerin makam avantajlarından vazgeçtiği, en yüksek oyu alan 2-işlerin, politik ayrıcalıkların ve faydaların siyasi destek karşılığında dağıtılmasına uyumlu hale getirilmiş koruyucu – korunan zincirler 3-göç, etnisite, din, akrabalık, arkadaşlık ve işe dayanan güven ağları…” Tilly, bu üç unsurun seçim kampanyalarında partizanlığın canlı unsurları olarak bir araya geldiğini anlatmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde son günlerde yaşanan Mutlak Butlan tartışmalarını görünce aklıma Charles Tilly’nin güven ve güvensizlik üzerine yaptığı bu değerlendirmeler geldi. Bazen yazı yazarken zorlanırsınız, size ilham verecek bir ipucu ararsınız. İşte burada en büyük yardımcılarınızdan biri kütüphanenizdir. Teknoloji çağını yakalamış olsak datelevizyon yorumculuğunun bile artık telefon ekranlarından birkaç kısa bilgiyle yapıldığı bir dönemde, mesleğiniz ya da uzmanlık alanınız ne olursa olsun mutlaka bir kütüphaneniz ve kapsamlı bir Türkçe sözlüğünüz olmalıdır. Her gün birkaç kelime okumak bile kelime hazinesini geliştirir. Bu alışkanlık, yakın zamanda kaybettiğimiz İlber Ortaylı’nın tavsiyelerinden edindiğim bir alışkanlıktır.

Asıl konumuza dönecek olursak, gelinen noktada CHP’deki asıl mesele Mutlak Butlan tartışmasından çok, parti içindeki güven ve güvensizlik sorunudur. “Kazananların avantaj elde ettiği” siyasi yapıyı anlatırken CHP’nin tarihine kısa bir gezinti yapmak gerekir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra İsmet İnönü ikinci Cumhurbaşkanı seçilmiş ve CHP’nin başına geçmiştir. Milli Şef dönemi olarak adlandırılan bu sürecin fayda ve zararları ayrı bir yazı konusu olabilir. Ancak 1965’lere kadar devam eden İnönü döneminde, CHP içinde ilk büyük siyasi güvensizlik çatlağı İnönü-Ecevit çekişmesiyle ortaya çıkmıştır.

Bu süreçte Bülent Ecevit “Ortanın Solu” programını benimseyerek CHP’nin siyasi çizgisinde önemli bir değişim........

© Yeni Ankara