Doğum haritası kader midir, yol haritası mı?
Yazılmış olan ile seçilen yol arasındaki ince fark
Astrolojiyle yolu kesişen hemen herkesin sorduğu ortak bir soru vardır:
“Peki bu doğum haritasında her şey yazılı mı?”
Bu soru, aslında astrolojiden çok hayata dair bir sorudur. İnsan merak eder: Ne kadarını seçiyoruz, ne kadarı bize verilmiş? Yaşadıklarımız bir senaryonun parçası mı, yoksa anlık kararların toplamı mı?
Doğum haritası bu soruya net bir “evet” ya da “hayır” demez. Çünkü harita, kaderin kendisi değil; kaderle kurulan ilişkinin haritasıdır.
Doğum haritası, insanın hayata hangi koşullarla geldiğini gösterir. Kimseye “şu olacak” diye emir vermez. Daha çok şunu söyler:
“Bu hayatta şu temalarla karşılaşman muhtemel.”
Aynı haritaya sahip iki insanın bambaşka hayatlar yaşaması tesadüf değildir. Çünkü harita, sonucu değil; potansiyeli anlatır. Potansiyelin nasıl kullanılacağı ise insanın bilinciyle ilgilidir.
Bu yüzden harita, kaderin yazıldığı bir kitap değil; okumayı bilen için bir yol levhasıdır.
Doğum haritasında “kadersel” denildiğinde ilk akla gelen gezegen Satürn’dür. Çünkü Satürn, insanın kaçmak istediği ama dönüp dolaşıp karşısına çıkan........
