2026 bitmeden: İnsan önce kendi içindeki düğümü çözmeli
Ekim ayına girdik. Yılın sonuna yaklaşırken birçok insanın aklında aynı soru var: Bundan sonra ne olacak? Hayatımız değişecek mi, işlerimiz açılacak mı, beklediğimiz haber gelecek mi?
Bazen geleceği öğrenmeye o kadar heves ediyoruz ki bugün yaşadığımızı anlamaya vakit ayırmıyoruz. Oysa insanın önündeki yolu görebilmesi için biraz durması, kendine dürüstçe bakması gerekiyor.
Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin düşüncelerine de bu gözle yaklaşmayı kıymetli buluyorum. Burada onun Ekim 2026 için söylediği bir kehaneti aktarmıyorum. Onun düşüncesinden ilham alarak yılın son aylarını nasıl değerlendirebileceğimize bakıyorum. Çünkü manevi bir öğretiyi yalnızca gelecekte olacakları öğrenmek için okumak, insanın kendi hayatındaki sorumluluğunu gözden kaçırmasına neden olabilir.
Benim için bu dönemin en önemli meselesi, insanın kendisiyle olan hesabı.
Hepimiz bir şeylerin değişmesini istiyoruz. Daha iyi bir ilişki, daha huzurlu bir ev, daha bereketli bir iş… Ama bazen bunları isterken eski kırgınlıklarımızı da yanımızda taşıyoruz. Söyleyemediğimiz sözleri içimizde biriktiriyor, istemediğimiz şeylere razı oluyor, sonra neden yorulduğumuzu anlamaya çalışıyoruz.
Her yorgunluğu dışarıdan gelen bir etkiye bağlamamak lazım. İnsan bazen kendi hayatında açık bıraktığı meselelerden de yorulur. Ertelediği bir konuşma, sürekli üstlendiği bir sorumluluk, bitmiş olduğu hâlde zihninde sürdürdüğü........
