Pansuman değil, ameliyat; Çözüm erken seçim |
Siyasetin en tehlikeli yanı, çoğu zaman yüksek sesle söylenenlerden değil, fısıltıyla geçiştirilenlerden anlaşılır.
Bugün Ankara’da kulislerde dolaşan cümleler, kamuoyuna yapılan sert açıklamalardan çok daha fazla şey anlatıyor.
Çünkü görünen tablo ile gerçek tablo arasındaki fark giderek açılıyor.
Bu noktada siyaset sahnesinde çözüm tartışmaları başladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açık çağrısı bu tartışmayı alevlendirdi.
“Ara seçim çağrısı yapıyorum, milletin iradesi yeniden sandığa yansısın…”
Bu çağrı yalnızca bir siyasi çıkış değil, aynı zamanda mevcut tek adam rejimine yönelik güçlü bir itiraz olarak değerlendirilmeli.
Ancak iktidar cephesinde aynı netlik yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis kulisinde gazetecilerin bu konudaki sorularını adeta duymamış gibi davranması, aslında en güçlü cevaptır: Sessizlik.
Gözler doğal olarak Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı MHP’ye çevriliyor:
Devlet Bahçeli bu konuda ne düşünüyor?
Ankara kulislerine yansıyan tabloya bakıldığında, Devlet Bahçeli’nin “ara seçim” ya da “erken seçim” başlığı altında net ve yeni bir çıkış yaptığına dair güçlü, açık ve güncel bir beyan öne çıkmış değil.
Ancak Bahçeli’nin siyaset tarzını bilenler için bu durum şaşırtıcı değil.
Çünkü Bahçeli çoğu zaman doğrudan ara seçim tartışmasına girmez; bunun yerine “seçimler zamanında yapılacaktır” çizgisini koruyan, sistemin devamlılığını önceleyen bir dil kullanır.
Bu yaklaşım, aslında Cumhur İttifakı’nın genel stratejisiyle de örtüşüyor. İktidar kanadı, seçim tartışmasının gündemin merkezine oturmasını istemiyor.
Çünkü seçim konuşulmaya başlandığında, ekonomi daha fazla konuşuluyor; ekonomi konuşuldukça da toplumsal memnuniyetsizlik daha görünür hale geliyor.
Dolayısıyla Erdoğan’ın sessizliği ile Bahçeli’nin kontrollü ve temkinli duruşu aynı politik hattın iki farklı yansıması olarak değerlendirilebilir.
Ancak burada önemli bir kırılma noktası var.
Muhalefet, özellikle Özgür Özel’in ara seçim çağrısıyla tartışmayı açarken, iktidar cephesi bu tartışmayı, “ekonomi güçlü” anlayışı ile büyütmemeyi tercih........