menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Normalleşme ve helalleşme

57 0
03.06.2026

Türk siyaseti uzun süredir kurumların işlevsizleştirildiği, Anayasa kurallarının kişilere göre esnetildiği ve nihayetinde "siyasetin tamamen sıfırlandığı" karanlık bir dehlize doğru sürükleniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan son "mutlak butlan" krizi ve ardından başlayan kavga, ne yazık ki bu sürüklenişi hızlandırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Bugün gelinen noktada, CHP’lilere, mevcut ve eski genel başkanlarına çok net, çok yalın bir gerçeği anımsatmak ve sorular sormak gerekiyor.

Özgür Özel, 31 Mart yerel seçim sonuçları ile AKP’ye Osmanlı tokadı atarak Erdoğan’ı zirveden ilk kez indirdi ve CHP’yi 1. Parti yaptı.

Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan ile hangi siyasi adımı attığını hatırlayın:

Kemal Kılıçdaroğlu’na gelelim.

CHP’nin geçmişteki hatalı siyasi görüşlerini dikkate aldı. Türban konusu başta “Milli Görüş” tabanıyla, muhafazakarlarla ve milliyetçilerle nasıl bir iş birliği yaptı:

Şimdi Kılıçdaroğlu ve Özel’e sesleniyorum:

El aleme gösterdiğiniz o esnekliği, o hoşgörüyü neden birbirinizden esirgiyorsunuz?

Neden normalleşmiyor, neden helalleşmiyorsunuz?

Ahmet Hakan’a “Devlet Aklı” Dersi

Okuduğunu anlamaktan uzak, sadece sığ polemiklerle günü kurtardığını sanan Ahmet Hakan, yazısında Bülent Kuşoğlu’nun tespitlerini küçümseyerek akıllara zarar sorular sormuş.

Ahmet Hakan’ın o minicik kaşı kalkmamış ama belli ki siyaset bilimi ve anayasa hukuku konusundaki algısı tamamen kapanmış.

Devlet aklı; kurumsal hafızanın, bürokratik mekanizmanın ve yargı erkinin sistemi kilitleyen, siyaseti sıfırlayan o anti-demokratik mühendisliğidir.

Anlamadıysan, idrak etmekte zorlanıyorsan git bir uzmana, bir siyaset bilimciye ya da anayasa hukukçusuna danış, sana tane tane anlatsınlar ki bir daha böyle çaresiz yazılar yazmayasın.

Bak bu yazdıklarımı dikkatle oku Ahmet…

YSK Eliyle Siyasetin Sıfırlanması ve Rejim Kurgusu

CHP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun Cansu Çamlıbel ile yaptığı mülakatta kurduğu o cümle çok önemli:

"Siyasetçilerin sıfırlanacağı, her şeyi bürokratların idare edeceği bir rejim kurgulanıyor."

Kuşoğlu bu tespiti soyut bir "devlet aklı" kurgusu olarak okuyor.

Ve Özgür Özel başta olmak üzere birçok siyasetçi ve medya yorumcusu tarafından “hedef” yapılıyor.

Ben de bu eleştirilere Türkiye'de yaşanan anti-demokratik “devlet aklı” örneklerini hatırlatıyorum.

Bu kurguyu yapan “devlet aklı” Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve iktidar güdümlü yargı değil midir?

Geriye dönüp yakın tarihe dürüstçe bakalım.

16 Nisan 2017 referandumunda, tam da oylama sürerken yasalara açıkça aykırı bir şekilde mühürsüz oyları geçerli kabul eden YSK’nın 10 üyesi değil midir?

Bu ülkenin rejimini kökten........

© Yeni Ankara