menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ERKEN SEÇİM; 4,5 trilyon dolarlık iflas ve Erdoğan’ın finali

13 5
18.02.2026

İçişleri ve Adalet Bakanlarının değişimi sonrası, Kasım 2027’de erken seçimi ve ekonomik krizin etkisini düşünen Erdoğan’ın hazırlıklarına Haziran 2026’de başlayacağı, 5 bakanını da bu tarihten önce affedeceği iddiası kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıllardır Türkiye ekonomisinin rotasını kendi belirlediği üç cümleyle çiziyor:

“Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.”

“Nas var, sana bana ne oluyor?”

Bu üç cümle, son 23 yılın sadece ekonomi politikasını değil, Türkiye’nin mali çöküşünün de şifreleri oldu.

Başarı, her zaman Erdoğan’ın hanesine yazılırken; krizlerin faturası hep kurbanlara kesildi. Kesilmeye de devam edilecek.

Ankara kulislerinde bugün yüksek sesle yankılanan asıl gerçek ise şudur:

Erdoğan’ın final senaryosu: Olmak ya da olmamak…

Ankara’da erken seçim için geri sayım başladı; üç aşamalı bir "Sandık Operasyonu" planlandı.

Kulisler hareketli, kabinedeki değişim takvimi de netleşiyor.

Mehmet Şimşek, bu planın ilk kurbanı olarak 1 Temmuz 2026 öncesi “ekonomik krizin faturasının sorumlusu” olarak Erdoğan tarafından azledilecek güncel deyimle affedilecek.

İlaveten, "Seçim yükü" olmamaları için toplamda 5 bakanın azledileceği kulislerde öne sürülüyor:

Mehmet Şimşek (Hazine ve Maliye): 2023-2026 krizinin tek sorumlusu ilan edilerek affedilecek.

Ömer Bolat (Ticaret Bakanı): Çarşı-pazardaki fahiş fiyat artışlarını durduramadığı için kurban edilecek.

İbrahim Yumaklı (Tarım ve Orman Bakanı): Mutfaktaki en büyük yangın olan et ve gıda fiyatlarındaki başarısızlık ona fatura edilecek.

Yusuf Tekin (Milli Eğitim Bakanı): Eğitimde yarattığı ideolojik gerilim ve toplumsal kutuplaşmanın seçim öncesi yumuşatılması için kadro dışı kalacak.

Mahinur Özdemir Göktaş (Aile Bakanı): Derinleşen yoksulluk karşısında sosyal yardımların yetersiz kalması nedeniyle değişim listesine alınacak.

Erken seçim için planlanan 3 aşamalı senaryo kulislere şöyle yansıyor:

1. Aşama 1 Temmuz 2026:Siyasi Temizlik ve İlk Nefes. Haziran 2026’nın son günlerinde Şimşek hızıyla bu bakanlar görevden alınacak. 1 Temmuz itibarıyla bütçe muslukları açılacak; emekli, memur ve işçiye yapılacak artışlarla halkın öfkesi yatıştırılmaya çalışılacak.

2. Aşama 1 Ocak 2027:Mali İllüzyon ve Rahatlama. Yeni yılla birlikte asgari ücrette "Oh" dedirtecek artışlar yapılacak, sosyal yardımlar tabana yayılacak. Devasa bir medya propagandasıyla "ekonomi şaha kalkıyor" illüzyonu devreye sokulacak.

3. Aşama 1 Temmuz 2027:Seçim Narkozu ve Sandık Çağrısı. Seçim ekonomisinin zirvesi bu dönemde yaşanacak. En yüksek maaş artışları, ikramiye sağanakları ve "yeni kaynak keşfi" müjdeleriyle seçmenin cebine sıcak para girecek.

İşte tam bu noktada, 6 ay öncesinde en geç Mayıs 2027’de erken seçim kararı mecliste 7 veya 14 Kasım 2027 tarihi için erken seçim kararı alınacak. Bu takvimsel tablo, Erken Seçim için düğmeye basılacak Mayıs 2027 tarihi dikkate alındığında önümüzde iktidarın ve muhalefetin önünde sadece 15 ay kaldığını gösteriyor.

Ekonomist Erdoğan’ın 4,5 trilyon dolarlık acı mirası

"Geçici seçim zamları" sonucu vatandaşlar “geçici narkoz” etkisi altında 23 yılın ağır bilançosunu unutacaklar mı?

"Verin yetkiyi görün etkiyi" vaadinin Türkiye’ye maliyeti, korkunç bir seviyeye ulaştı.

Erdoğan’ın 2002–2025 döneminin çöküş tablosu şöyle:

Toplam Dış Ticaret Açığı: 1 Trilyon 567 Milyar dolar

2025 Sonu İç Borç Stoku: 1 Trilyon dolar

Toplam Faiz Ödemesi: 1 Trilyon 965 Milyar dolar

Genel toplam: 4,5 Trilyon dolar.

4,5 trilyon dolarlık devasa yıkımın, mutfakları kavuran açlığın ve milyonları esir alan derin yoksulluğun hesabı Erdoğan’dan sorulmayacak mı?

Türk milleti, torunlarının geleceğini ipotek eden bu ağır mirası reddetmeyecek mi?

Canı yanan her vatandaş Erdoğan’ın o meşhur vaadinin hesabını sandıkta şu sözlerle sormayacak mı?

Hakkettin en sert tepkiyi…


© Yeni Ankara