Alo Adalet; Kirletilen namusun temizlensin… |
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden sonra AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanı olan Akın Gürlek, A Haber’de “adalet yolunda millete hizmet” edeceğini söyledi.
86 milyon vatandaşın Adalet Bakanı olduğunu vurgulayan Gürlek, dedi ki:
“Bu makamın sahibi değil, emanetçisiyim. Adalet, devletin namusudur. Zedelendiği yerde güven sarsılır; güven sarsılırsa kamu düzeni bozulur. Ben bir siyasi kimliğin dışında, adalet ihtiyacı olan 86 milyon vatandaşımızın yanındayım; onların bakanıyım. Adalet ihtiyacı olan kim varsa, haktan, hukuktan yana bir mağduriyeti olan hangi vatandaşımız varsa benim kapım herkese açık, her siyasi partiye açık. Ben Türkiye’nin Adalet Bakanıyım. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarını dinlemek için bu göreve atandım.”
“Alo Adalet” merkezine ilk başvuruyu yapıyorum:
1- Bakan Gürlek, “Ben bir siyasi kimliğin dışında…” diyerek aslında siyasi kimliğin varlığını açıkça itiraf etmiştir. Adalet Bakanı da bakan yardımcıları da siyasi kimlik sahibidir. Cumhurbaşkanı tarafından atanırlar. Bu doğaldır. Diyorum ki: Siyasi kimliği olan kişiler hiçbir şekilde savcı ve hâkim olarak görev yapmamalıdır. Yargı, yürütmenin kadrosu hâline getirilemez. Bu nedenle bilinmeli ki Sayın Gürlek döneminde CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar siyasidir.
2- Bakan Gürlek dedi ki: “Adalet, devletin namusudur.” Diyorum ki: Uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, devletin namusuna düşen kara lekedir. Adaletin namusu ağır biçimde zedelenmiştir.
3- Gürlek, Meclis’teki yemin tartışmaları için şöyle dedi: “Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz… Kurumları yıpratmamamız lazım.” Diyorum ki: Hayır, kurum adına değil; şahsı adına milletvekili yemini etti Sayın Gürlek. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde Anayasa ve AİHM kararlarını uygulatmamak, iktidar açısından milli iradeye düşen en ağır lekelerden biridir.
“Adalet, devletin namusudur” dediğinize göre soruyorum: 12. Yargı Paketi’nde bu namusa itibar kazandıracak düzenlemeleri yapmaya söz verir misiniz?
4- Gürlek diyor ki: “Kapım, parti ayrımı gözetmeksizin herkese açık.” O hâlde ben de gazeteci olarak değil, yargılamada mağduriyet yaşamış bir yurttaş olarak Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten randevu istiyorum.
Soruyorum: Mahkeme kararlarında alınan siyasi kararlara, siyasi savcı ve hâkim atamalarına, mülakat sistemiyle belirlenen yargı kadrolarına ve uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarına çözüm olur mu Alo Adalet?
Bunu en iyi Adalet Bakanı Akın Gürlek bilir.
Türk hukuk sistemi siyasi kararlarla çökertilirken, “Alo Adalet” hattı adaletin kirletilen namusunu temizleyemez.
Adaletin namusunu koruyacak olan, siyasi değil; hukuki yargı kararlarıdır.
Eğer gerçekten bu namusu kurtarmak istiyorsanız: • Can Atalay TBMM görevine dönsün. • Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş serbest bırakılsın. • Sağlık sorunu bulunan tutuklular tutuksuz yargılansın.
Cumhurbaşkanlığının iradesi bu yönde karar verirse, bunların tamamı birkaç düzenlemeyle çözülebilir.
Meclise sevk edeceğiniz birkaç cümlelik yasa teklifine bunları da ekleyin. İmamoğlu davasının TRT’den canlı yayınlanması da bu şeffaflığın parçası olsun.
Haydi, adaletin namusunu kurtarmaya var mısınız Sayın Gürlek?