menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kanser: Vücudunun sinyallerine kulak ver

8 0
31.03.2026

Takvimler her yıl aynı haftayı işaret ediyor: 1–7 Nisan Kanser Haftası. Son yıllarda artan kanser vakaları dikkat çekiyor. Bu artış yalnızca tıbbi bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir uyarı. Çevresel kirlilikten yaşam tarzımıza kadar pek çok unsur bu sessiz artışın zeminini hazırlıyor. Ancak en tehlikelisi, bu duruma alışmaya başlamamız.

Kanser Haftası’nda hassasiyet göstermek; sadece birkaç farkındalık paylaşımı yapmak değil, bir doktora gitmeyi ertelememek, hastalanmış bir yakınımızın bu süreçte yanında olmak ve bedenimizin verdiği sinyalleri ciddiye almak. Vücudumuza kulak vermeliyiz.

Uluslararası Kanser Enstitüsü’ne göre son beş yılda kanser vakaları artış eğilimini sürdürmüş; 2024 ve 2025 yıllarında tanı sayıları rekor seviyelere ulaşmış.En yaygın türler ise dünya genelinde erkeklerde prostat ve akciğer, kadınlarda ise meme ve cilt kanseri olmuş. Ancak kolon, rektum, lösemi ve mide kanseri de her iki cinsiyet için artış gösteren türler arasında.

Son beş yılda gelişen tedaviler ve erken tanı sayesinde, akciğer ve bronş kanserinde %4,5 oranında azalma görülmüş. Prostat kanseri vakaları ise %2,9 artışla en hızlı yükselen tür olarak kaydedilmekte. Çocuklarda görülen lösemi, beyin ve lenfoma türlerinde ise %2,9 oranında azalma yaşanmış.

Kanser eğilimlerindeki değişimler incelendiğinde; sigara ile ilişkili kanserlerde görülme ve ölüm oranı düşerken, aşırı vücut ağırlığı ile ilişkili kanserlerde artış gözlemlenmekte. Cinsiyet açısından değerlendirildiğinde ise, kadınlarda erkeklere kıyasla daha fazla alanda yeni kanser vakalarında artış görülmekte. Doğurganlık yaşının ilerlemesi ve obezite gibi sorunların meme ve rahim kanserini tetiklemesi, bu artışın nedenleri arasında yer almakta. Erkeklerde ise hareketsiz yaşam, alkol tüketimi ve düzensiz yaşam alışkanlıkları sonucunda prostat kanseri yaygınlığını korumakta.

Sizler okurken, ben yazarken içimizin burkuluyor. Devletimizin kanser konusunda son yıllarda attığı adımlar da göz ardı edilemez. Erken teşhis merkezlerinin yaygınlaştırılması, ücretsiz tarama programları ve şehir hastanelerinde gelişmiş onkoloji birimlerinin kurulması… Bunlar umut veren gelişmeler.

Bugün ülkemizde ve dünyada birçok kuruluş bu mücadelede önemli roller üstleniyor. Gönüllü dernekler, hasta destek grupları ve bilinçlendirme kampanyaları, toplumun en hassas noktasına dokunmaya çalışıyor. Hepsinden Allah razı olsun.

Temennim odur ki hiçbir canlı bu hastalıkla sınanmasın. Kaliteli yaşam her canlının hakkı. Erken tanı ve teşhis ise hayati önem taşıyor.

Sağlığımıza dikkat edelim.


© Yeni Ankara