Ah Eski Bayramlar

Bir zamanlar bayram yaklaşırken önce çarşı değişirdi. Sanki şehir, bambaşka bir ruha bürünürdü. Esnafın yüzü güler, vitrindeki şekerler parlar; kumaşçılar top topkumaş satar, adeta bayramlıkların kokusu sokakları sarardı. Ayakkabıcıların önünde çocuklar heyecanla bekler, babalar tek tek çocukların üstünü başını tamamlamaya çalışırdı.

Arife günü evlerde bambaşka telaşlar olurdu: temizlikler yapılır, baklavalar hazırlanır, arife suyuyla banyolar edilirdi… Hele bir de çocuklar varsa, bayramı karşılayan o gecenin sabahı zor olurdu. Sabah erkenden kalkılır, güzel kıyafetler giyilir; bayram namazına gidilir, camiden dönen büyüklerin elleri öpülür, komşu ziyaretleri yapılır, sofralar paylaşılırdı. Kısacası bayram, insanı insana yaklaştıran bir köprüydü.

Bugün ise bayramlar, eski........

© Yeni Ankara