8 Mart: 364 gün unutma sanatı

Her yıl 8 Mart geldiğinde rengârenk çiçekler vitrinde yerini alıyor. Sosyal medyada herkes kadınlara adanan cümleler paylaşıyor, şirketler alışveriş kampanyaları düzenliyor, kurumlar kutlama mesajları yayımlıyor. Sanki kadınların değeri bir günlüğüne hatırlanan bir şeymiş gibi… Oysa bir kadının değeri takvim yapraklarına sıkıştırılacak kadar küçük değil. Kadınların kıymeti yılda bir hatırlanacak özel bir gün değil; hayatın her anında hissedilmesi gereken bir insanlık meselesi.

Kadın; anne, eş ve insanlığın var olma sebebi. Kadının annelik vasfı ile insanlık tarihindeki yeri çok büyük. Peygamberimiz döneminde hak ettiği değeri gören kadınlar, ne yazık ki günümüzde aynı değeri her zaman görememekte. Geçmişin en zor dönemlerinden biri olan Cahiliye döneminde, Peygamberimiz o dönemin adeta sağırlaşmış toplumuna kadının değerini anlatmışken; günümüzün “modern” olarak nitelendirilen çağında bu anlayışın yeterince yaşatılamaması ne büyük bir acı. Bir zamanlar Allah’ın emaneti olarak görülen kadınların, bugün bazı zihniyetler tarafından değersizleştirilmesi ve hayatlarının hiçe sayılması, aslında insanlığın geldiği noktayı gözler önüne seriyor.

Bu ülkede bazı kadınlar için 8 Mart sadece bir kutlama günü değil; yarım kalan bir hayatın, susmuş bir sesin ve geride kalmış bir hikâyenin adı. Kadın cinayetlerinin haber bültenlerinde birkaç saniyelik bir başlığa dönüşmesi, toplum olarak bu acılara ne kadar alıştığımızı gösteriyor.

Bir cinayet, bir darp haberi daha geçer ekranlardan. İzlersin ve kapatırsın; hayat normale döner. Oysa bir hayat geri gelmez.

Kadınlara en çok değer verildiği söylenen toplumlarda bile onların yaşam hakkını korumakta hâlâ başarısız olunması büyük bir çelişki. Bir yanda kadın baş tacıdır sözleri söylenirken, diğer yanda aynı başın toprağa düşmesine seyirci kalınması acı bir gerçek.

Çiçekler verilir ama saygı gösterilmez. Kutlamalar yapılır ama güvenlik sağlanamaz. Korkmadan yaşayabilecekleri bir dünya isteyen kadınlar…

Sözlerinin kesilmediği, emeklerinin küçümsenmediği, varlıklarının tartışılmadığı bir hayat isteyen kadınlar çok mu şey istiyor? Kadınlar Günü’nü kutlamak kolay; zor olan o günün anlamını yılın geri kalan 364 gününe taşıyabilmek.

Size bir sır vereyim mi? Kadınlar övülmekten çok görülmek ister. Verdikleri emeğin, üstlendikleri sorumlulukların ve çoğu zaman tek başlarına yürüttükleri mücadelenin fark edilmesini isterler. Bu yüzden Kadınlar Günü’nü sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda bir hatırlama günü yapmalıyız. Çünkü bazı kadınlar, hayatları ellerinden alındığı için artık aramızda değil. Hayalleri yarım kalanlar, sakat bırakılanlar, haberlerde birkaç cümlelik bir başlık olarak geçenler…

Geçmişteki, günümüzdeki ve gelecekteki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.


© Yeni Ankara