Üstüne ketçap mayonez de olsun mu?
Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Başkanı Mehmet Karahan çıktı ve “Enflasyon düşecek, hatta yüzde 10’un altını görebiliriz” dedi. İnsan ister istemez soruyor: Güzel de… Nasıl? Hem faiz düşecek, hem büyüme artacak, hem dolar yerinde sayacak, hem cari açık kapanacak… Oldu! Üstüne ketçap mayonez de olsun mu? Ekonomi matematik ister. Oturduğun yerden her şeyi istemekle olmuyor.
Bir ülkenin enflasyonunu kalıcı biçimde düşürmek istiyorsanız, önce dış dengesini düzeltmeniz gerekir. Türkiye uzun yıllardır cari açık veren bir ekonomi. En büyük ithalat kalemi ise enerji: petrol ve doğal gaz.
Bu, sanayiyi öldürmek demek.
Büyümeyi ve istihdamı baltalamak demek.
Dolayısıyla çözüm ithalatı boğmak değil; ihracatı artırmaktır. Fakat burada ikinci bir düğüm var: Türk lirası görece değerli kaldığında ihracatçı rekabette zorlanıyor. Kur yükselirse bu kez enflasyon sıçrıyor.
Cari açık: yaklaşık 150 milyar dolar
GSYH: yaklaşık 1,5 trilyon dolar
Bu, her yıl üretimimizin yüzde 10’u kadar dış açık demektir. Üretiminizin onda biri kadar açık veriyorsanız, enflasyonunuz da inmez! Bir şirket bu oranla 10 yılda iflas eder. Devlet ise parasal genişleme ile ayakta kalır. Fakat bunun bedeli vardır: fiyatlar.
Basit ama çarpıcı bir hesap yapalım.
Dolar enflasyonu ortalama yüzde 5 civarında. Cari açık oranımız yüzde 10.
Bu iki baskıyı topladığınızda, uzun vadede yüzde 15 civarında bir enflasyon tabanı oluşur. Yüzde 15’in altındaki enflasyon, geleceğe yazılmış bir senettir!
2006–2013 döneminde düşük enflasyon yaşadık. Sonrasında 2015 ve sonrası döviz şokları geldi. Çünkü maliyet ötelenmişti. Ekonomi defteri er ya da geç kapanır.
Kısa süreli düşüşler mümkündür. Ancak cari açık sürdükçe enflasyon kalıcı biçimde tek hanede kalamaz. Matematik buna izin vermez.
GERÇEKÇİ BİR YOL HARİTASI ŞART
O halde ne yapılmalı?
Enerjide yerli üretim artırılmalı.
Katma değerli ihracata geçilmeli.
Kur politikası rekabetçi ama öngörülebilir olmalı.
Mali disiplin tavizsiz uygulanmalı.
Aksi halde hem faiz düşsün, hem kur artmasın, hem büyüme hızlansın, hem açık kapansın demek; aynı anda dört ayrı yöne koşmaya çalışmaktır. Ekonomi, temenniyle değil dengeyle yönetilir!
Toplumun da gerçeği bilmeye ihtiyacı var. Çünkü sürdürülebilir refah, popüler kararlarla değil, dengeli modellerle kurulur. Enflasyonla mücadele; sadece para politikası değil, üretim politikasıdır.
Kalıcı istikrar için, dış açığı azaltan bir üretim düzenine geçmek zorundayız. Aksi takdirde her düşüş geçici, her rahatlama ödünç olur.
Hesabı doğru yapmazsak, faturayı hep birlikte öderiz.
Hesabınız doğru ve dengeli olsun.
Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın.
