Yok daha neler!

Bir ülkede bir siyasetçi hakkında aynı anda hem “tamamen etkisiz” hem de “bütün büyük planların gizli mimarı” deniliyorsa, bilin ki orada artık siyasetten çok senaryo yazarlığı yapılmaya başlanmıştır. Türkiye tam da böyle bir yer artık.

Son günlerin yeni modası da şu: Kemal Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında bir uzlaşma zemini oluşabilirmiş. Hatta denildiğine göre mesele yalnızca CHP iç dengeleri de değilmiş. Yeni açılım süreci, anayasa tartışmaları, Erdoğan’ın yeniden adaylığı gibi başlıklarda da bir “anlayış birlikteliği” doğabilirmiş.

Tabii bunları duyunca insan ister istemez şaşırıyor.

Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu dediğimiz kişi sonuçta siyasete yeni girmiş, ne yapacağı kestirilemeyen sürpriz bir figür değil. Adam yıllardır aynı çizgide ilerliyor. Hatta bazen o kadar aynı çizgide ilerliyor ki insan Türkiye’de değişen tek şeyin gündem başlıkları olduğunu düşünüyor.

Ama belli ki bazıları hâlâ büyük keşif yapmış gibi davranıyor.

“Acaba Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açacak bir anayasal formüle destek verir mi?”

Olur mu canım… Daha neler…

Neticede kendisi yıllardır CHP içinde sadece yanlış gördüğü şeylere müdahale eden, geri kalan bütün büyük tartışmalarda son derece sert ve net bir muhalefet sergileyen bir siyasetçi değil mi?

Mesela çözüm süreci tartışmaları konusunda CHP’nin geçmişte ne kadar sert pozisyonlar aldığını hepimiz hatırlıyoruz. Hele ki bugün konuşulan yeni açılım atmosferine karşı partinin ne kadar mesafeli olduğu da ortada. Öyle ki insan........

© Yeni Ankara