menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasetin renk değiştiren yüzü

2 0
yesterday

Türkiye’de siyaset artık ideolojiler üzerinden yürümüyor. Bu cümle uzun zamandır söyleniyor ama çoğu zaman hâlâ bir tespit gibi değil, bir iddia gibi dile getiriliyor. Oysa yaşananlara bakınca bunun bir iddia değil, mevcut düzenin özeti olduğu açık.

Son dönemde CHP’den seçilip AKP’ye geçen belediye başkanlarıyla ilgili haberler yeniden gündeme geldi. Bu sadece tekil bir olay değil; belirli aralıklarla tekrar eden bir siyasi refleks. Üstelik kulislerde yeni geçişlerin de olabileceği konuşuluyor. Yani mesele bir kişinin kararı değil, bir eğilimin kendisi.

Burada dikkat çekici olan sadece geçişin kendisi değil. Asıl mesele, bu geçişlerin arkasında yatan zihniyet ve bunun toplum tarafından nasıl karşılandığı.

Çünkü aynı siyasi aktörler, seçim dönemlerinde birbirlerini en sert ifadelerle tanımlıyor. Bir taraf diğerini sistematik olarak “tehlike” olarak sunuyor, öteki taraf karşısındakini “meşruiyet sorunu” üzerinden hedef alıyor. Bu dil sadece siyasi rekabetin dili değil; aynı zamanda seçmeni mobilize etmenin aracı. Sertlik arttıkça, aidiyet de güçleniyor.

Seçim bitiyor. Ve o sert söylemlerin sahipleri, çok kısa süre içinde bambaşka bir siyasi pozisyon alabiliyor. Dün yan yana gelmesi “imkânsız” denilen yapılar arasında bugün rahatlıkla geçiş yapılabiliyor. Bu değişim çoğu zaman ne kapsamlı bir ideolojik açıklamayla geliyor ne de seçmene dönük ciddi bir hesap verme ihtiyacı hissediliyor.

Bu noktada kolay bir tepki var: “ihanet.”

Ama bu tepki meseleyi açıklamıyor, sadece rahatlatıyor.

Çünkü sorun........

© Yeni Ankara