Öngörü sorunu mu? |
CHP Genel Başkanı Özgür Özel son açıklamasında oldukça ağır ve iddialı bir çerçeve çiziyor. “Sandık tehlikededir” diyor. Daha da ileri gidiyor: Yerel seçimde sandığın “zapt edildiğini”, genel seçimde ise “uygun atmosfer olursa konulacağını, olmazsa ondan da vazgeçilebileceğini” ifade ediyor. Hatta Türkiye’de Cumhuriyet rejiminin dış destekle değiştirilmeye çalışıldığını savunuyor.
Bu cümleler sıradan bir muhalefet eleştirisi değildir. Bu, doğrudan rejimin ve seçim mekanizmasının tehdit altında olduğu iddiasıdır. O halde sorulması gereken ilk soru şudur:
Eğer sandık gerçekten tehlikedeyse, bu tehlike ne zaman başladı? Bugün mü fark edildi? Yoksa zaten biliniyor muydu?
Yerel seçimlerin ardından oluşan tabloyu hatırlayalım. CHP uzun yıllar sonra psikolojik üstünlüğü ele geçirdiğini söylüyordu. Büyükşehirler korunmuş, hatta genişletilmiş; iktidarın çözülme emareleri tartışılmaya başlanmıştı. Nitekim aynı Özgür Özel, bu dönemde “psikolojik üstünlük bizde” diyordu ve 2026 için sandık beklentisini dile getiriyordu.
Madem bugün “sandık tehlikede”, neden o gün en güçlü olduğunuz anda bu riski ortadan kaldıracak bir hamle yapılmadı?
Neden “hemen seçim” çağrısı, bugünkü sertlikte ve kararlılıkta yapılmadı?
Bir başka kritik nokta: Siyasette zamanlama her şeydir.
Eğer bir muhalefet partisi, seçmenin desteğini arkasına almış, rakibini psikolojik olarak geriletmiş ve toplumda değişim beklentisi yükselmişse; bu momentumu değerlendirmek zorundadır. Çünkü siyaset boşluk kaldırmaz. Beklenen her gün, kaybedilen avantajdır.
O gün erken seçim için yeterli toplumsal baskı kurulabilir........