menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir başka pazar yazısı

6 0
11.10.2026

Batı, bağımsızlık ve küreselleşme üzerine yıllar önce yazılanlar, bugün Türkiye’nin önündeki seçenekleri anlamamıza yardımcı olabilir mi?

Bazı kitaplar yazıldıkları dönemi anlatır, bazılarıysa yıllar sonra yeniden sormamız gereken sorular bırakır. Attilâ İlhan’ın Hangi Batı, Batı’nın Deli Gömleği ve Hangi Küreselleşme kitapları, bugün Orta Doğu’da yaşananları ve Türkiye’nin geleceğini tartışmak için böyle bir imkân sunuyor. İlhan’ın ölüm yıl dönümünde onu yalnızca şiirleriyle anmak yerine, düşüncelerini bugünün gelişmeleri karşısında yeniden değerlendirebiliriz. Çünkü mesele, onun yıllar önce söylediklerinin tamamının doğru çıkıp çıkmadığı değil; Türkiye’nin dünyadaki yerini hangi sorular üzerinden anlamaya çalıştığıdır.

Elbette geçmişte dile getirilen her uyarıyı bugünün olaylarına doğrudan bağlamak doğru olmaz. Ancak uluslararası güç mücadelelerini görmezden gelmek de mümkün değil.

Attilâ İlhan’ın Hangi Batı kitabında öne çıkan tartışmalardan biri, çağdaşlaşmanın Batılılaşmayla aynı şey sayılmasına yönelik eleştirisidir. İlhan, Türkiye’nin modernleşirken kendi tarihsel birikimini ve bağımsızlık iddiasını koruması gerektiğini savunur.

Bugün bu tartışmayı yeniden yapmak gerekiyor. Türkiye, NATO üyesi ve Avrupa ile güçlü ekonomik ilişkileri bulunan bir ülke. Aynı zamanda Rusya, Çin ve Orta Doğu ülkeleriyle de ilişkilerini sürdürüyor. Dolayısıyla mesele, Batı’yla ilişkilerin sürdürülüp sürdürülmemesi değil; bu ilişkilerin hangi ilkeler ve öncelikler doğrultusunda yürütüldüğüdür.

Suriye’deki güç dengeleri, Gazze’de yaşananlar ve İran çevresindeki gerilimler, Türkiye’nin güvenliğinin yalnızca kendi sınırlarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Bölgedeki her gelişme, Ankara’nın dış politika tercihlerini, ekonomik ilişkilerini ve güvenlik hesaplarını etkiliyor.

Öyleyse soralım: Türkiye, kendi hedeflerini belirleyerek mi hareket ediyor, yoksa büyük güçlerin oluşturduğu gündeme göre sürekli pozisyon almak zorunda mı kalıyor?

Bu sorunun cevabı Batı’yla ilişkileri reddetmekte değil, hiçbir dış aktörün çıkarlarını Türkiye’nin çıkarlarıyla otomatik olarak özdeşleştirmemekte yatıyor.

İlhan’ın Batı’nın Deli Gömleği........

© Yeni Ankara