Zihnimizin bize kurduğu en tatlı tuzak: Kararlarımızı gerçekten biz mi veriyoruz? |
İnsan zihni, çalışırken en az enerjiyi harcamak üzere tasarlanmış muazzam bir mekanizmadır. Karşısına çıkan karmaşık durumları, derin ilişkileri ve belirsiz süreçleri anlamlandırmakla uğraşmak yerine, bulduğu ilk rafa kaldırmayı tercih eder. Bir insanı sadece birkaç dakikalık gözlemle "sorumsuz" ilan etmek, bir başarısızlığı tek bir nedene bağlayıp konuyu kapatmak ya da hayatın getirdiği dönüm noktalarını sadece "şans" olarak nitelemek bu yüzdendir. Zihni yormayan bu kestirme yollar, bize anlık bir rahatlama sağlasa da farkında olmadan bizi çok daha büyük bir körlüğe sürükler.
Gün içinde irili ufaklı yüzlerce tercih yapıyoruz. Giyeceğimiz kıyafetten, fırından seçtiğimiz ekmeğe; bir tartışmada vereceğimiz tepkiden, uzun zamandır aramadığımız bir dostumuza aniden attığımız o mesaja kadar… Çoğu zaman tüm bunları "öylesine" veya "içimden geldi" diyerek geçiştiririz. Oysa hiçbir tercih tesadüf değildir. Her karar, arka planda fark etmeden biriktirdiğimiz alışkanlıkların, geçmiş........