Hükümlü için villa, devlet için hukuk sınavı
Ankara’da bazen bir binanın metrekareleri, devletin hukukla ilişkisini tartışmaya açar.
İmralı’daki yapı tartışması tam da böyle bir noktaya geldi.
Mesele artık yalnızca “Öcalan için villa mı yapılıyor?” sorusu değil.
Asıl soru çok daha ağır:
"PKK terör örgütü elebaşı ve terör suçlarından hükümlü Abdullah Öcalan için kanunda karşılığı olmayan özel bir uygulama mı hazırlanıyor?"
Ankara’da makam odalarında, Meclis kulislerinde, gazeteci masalarında konuşulan başlık bu.
Çünkü ortada yalnızca bir yapı iddiası yok.
Bir de “statü” tartışması var.
İDDİANIN MERKEZİNDE NE VAR?
Tartışma, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gazeteci Nagehan Alçı’ya aktardığı bilgilerle gündeme geldi.
Bahçeli’nin anlatımına göre İmralı’da iki katlı, bahçeli, ofis ve yaşam alanları bulunan bir yapı hazırlanıyor.
Ardından Şamil Tayyar’ın açıklamaları geldi.
Yaklaşık 250 metrekare kapalı alan…
Bunun yaklaşık iki katı büyüklüğünde bahçe…
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan henüz bu yapıya yerleşmiş değil. Yapının kullanılma biçimi ve hukuki statüsü konusunda ise tartışma sürüyor.
İşte mesele burada büyüyor.
Terör suçlarından hükümlü bir kişi için yeni bir statü mü oluşturuluyor?
HUKUK KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİR Mİ?
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun itirazı tam da bu noktada önem taşıyor.
Dervişoğlu, tartışmayı siyasi polemik olmaktan çıkarıp hukuk zeminine taşıyor.
Kanunda bunun karşılığı var mı?
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti.
Anayasa’nın 2. maddesi bunu açıkça ortaya koyuyor.
10. madde ise kanun önünde eşitliği güvence altına alıyor.
İnfaz hukukunda da hükümlünün hakları, ziyaret şartları ve ceza infaz kurumlarının tabi olduğu kurallar belirlenmiş durumda.
O halde kişiye özel bir uygulama söz konusu olacaksa, bunun açık bir hukuki dayanağı bulunmalı.
Çünkü........
