Küresel çetelerin çökme kavgası kızışıyor |
Dünyayı kapatma cesareti gösteren Kovid- 19 salgınına, Epstein Davası’yla karşılık verildiğini söyleyebiliriz. Sikkeciler ve Toprakçılar olarak sınıflamıştık bu küresel derebeylerini, Toprakçılar’ın petrolcü kanadı harekete geçti.
Siyonizm ve Sikkeciler’in bütün kirli çamaşırları ve sapkın üyeleri, bir davaya, Epstein Davası’na sığdırıldı. “Savaşlarla dava unutturuluyor” denmesine bakmayın, Sikkeciler’inbelini kıracak davadır bu.
Toprakçılar, bu Sikkeciler’in birkaç dişini kırmadan hatta becerebilirse çoğunu ağzına dökmeden bitemez dava.
Toprakçılar’ın adamı Donald Trump ve ekibini kurban etme pahasına hem de kendi kabinesince açtırılan davadır.
SİKKECİLER’E EN SERT TOKAT
Küresel gıda ve sağlık sistemiyle siyasetini, ekonomisini, kültürünü ve akademisini neredeyse ele geçirmiş olan sinsi finansçı ve teknolojici Sikkeciler’e, şimdiye kadar atılmış en sert tokattır Epstein Davası.
O kadar sistemi ele geçirdiğinden eminlermiş ki tokadın sersemliğini atamadılar hala.
Toprakçılar petrolle başladı, küresel yeraltı kaynaklarına çökmek ve silah ticaretiyle cephelerini yeniden güçlendirme aşamasını başlattı.
Rothschild ailesinin 12 bin kez adının geçtiği, İngiliz kraliyet sistemini ve Siyonist sapkınlığı çökertecek davayı açmak, vallahi varsa ‘aklını alacak sert tokat’, ancak böylesi olurdu.
TOPRAKÇILAR DA PLAN YAPMIŞ
Uzun ve çok uzun vadeli planları Sikkeciler yapardı. Meğer Toprakçılar da ‘Proje 2025’ diye bir plan hazırlatıyor, Heritage Foundation, Atlas Network ve Uluslararası Demokrasi Birliği gibi kuruluşlar üzerinden kuram ve kurumlarını oluşturuyor, figüran yöneticilerini hayati makamlara yerleştiriyormuş. (Türkçesi burada)
Trump bile figüran; Washington Post, ABD İstihbarat Topluluğu (CIA, Savunma İstihbarat Teşkilatı, Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Bürosu ile Ulusal Güvenlik Ajansı) ile ilgili çıkan haberinde, “Ulusal İstihbarat Konseyi’nin gizli bir raporu, ABD tarafından İran’a yönelik büyük ölçekli bir saldırının bile İslam Cumhuriyeti’nin yerleşik askeri ve dinî yönetimini devirmesinin olası olmadığı…” bilgisini aktarıyordu.
28 Şubat’ta başlayan İran Savaşı’ndan bir hafta önce hazırlanmış rapor, Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi durumunda ise karşılığı olacağı uyarısını da yapıyordu.
Yani başına geleceği bile bile İran Savaşı’nı açtı ABD.
HEDEF İRAN DEĞİL SİYONİST İSRAİL
250 yıldır paçasına asılan Siyonizm’den, Siyonist İsrail’i ateşe sürükleyerek kurtulabilirdi,hatta Batı adına da İran’da şansını deniyor ABD.
Hedef İran değil, aklını yitirmiş Siyonizm ve küresel çetelerinin iflahını, gerçek savaşla yüzleştirilen İsrail örneğiyle kesmek.
Kendilerini de ateşe sürükleyen talepkarlık ve hak hukuk tanımazlıklarının sınırı yok çünkü.
İster Sikkeciler ister Toprakçılar olsun, küresel sömürgecilikte, çetelikte farkları yok. Ancak Siyonizm’in sınırsız talep ve kontrolsüz gücü, fren gerektiriyor; bunu göze almış demek Toprakçılar.
İLKELLİĞİN YOBAZLIĞINA DÖNEMEYİZ
Hem dünya hem birbirinin zenginliği ve idaresine çökme savaşını başlatmış bu çeteler, ikisi de çocuk kanı içebilen, çocuk istismar edebilen insanlık düşmanı sapkın vampir ordusudur.
Dünyanın akil ülke ve devletleri, yere bu kadar sağlam basan sapkınların bacaklarını çelmelemeli, tekmelemeli ve dahi kırmalıdır.
Tarihi, var ise medeniyeti ve insanlığı, bitirmelidir bu çeteleşmiş küresel derebeyi saltanatlarını. Binlerce yılda insanoğlunun kazandığı, bu ilkelliğin yobazlığıyla sıfırlanamaz.
İnsanoğlu, insan olamayanı, tabii ki dışlayacak.