Derin gel gel: 15 Temmuz
O kadar güç sarhoşuydular ki ‘gel gel’i önleri açıldıkça açılıyor, onlarca yıllık sabrın sonuna geliniyor sandılar.Dokunulmazlıklarının bütün olanaklarını artık pervasızca kullanıyor, yasaları, adaleti, ahlakı, teamülleri, devlet terbiyesini hoyratça çiğneyebiliyorlardı. Karşı koyan, “cıss” deyip eline vuran yok, çok güçlüydüler.
Her kötülük devlet hanesine yazılıyor, sorumluluğu devletin sırtına yıkarak dişlileri kırmaya, makineyi bozmaya azgınlaşarak devam ediyorlardı.
Daha önce de çeşitli vesilelerle il, ilçe, mahalle ve köylere kadar isim listeleri ele geçirilmiş ama hiçbir karşı harekat ya da zorlamayla karşılaşmamışlardı. Demek ki sistemi ele geçirmiş, yıkmak üzere çullandıkları devlet ellerindeydi artık.
Artık saklama ya da saklanma gereği de duymuyor hatta aidiyetlerini teşhir edebilecekleri etkinlik ve kurumlarda boy gösteriyorlardı. Medyalarından yalan, şantaj, kumpas fışkırıyordu.
Parti genel başkanlarını, ağır top siyasileri, baştan aşağı bürokrasiyi, köklü şirketleri, koca koca iş insanlarını, akademiyi dize getiriyor, aksine de asla fırsat, yaşama şansı vermiyorlardı.
Güç sarhoşluğu suç işleme sınırlarını yıkıyor, suç işlemekten zerre çekinmiyorlardı. MİT Müsteşarı ya da Cumhurbaşkanı’nı alma cüretiyle........
