Rabbim dünyadaki bayramlarımızı, ahiretteki ebedî bayramlarımızın müjdecisi kılsın
Rabbim dünyadaki bayramlarımızı, ahiretteki ebedî bayramlarımızın müjdecisi kılsınYAŞAR DEĞİRMENCİ
Rabbimize hamd ü senalar olsun. Bizleri bir ‘Kurban Bayramı’na daha eriştirdi.
Bayramlar her zaman ve her şartta sürur ve neş’e günleri olmuştur. Ümmet olarak yaşanan hadiseler, ülkemizin etrafındaki ateş çemberi, Müslümanların hâli, ‘dünyevîleşen insanımız’ın değerlerini kaybedip ‘tek dünyalılar’ gibi yaşaması, hüzün içinde hüzünlü olmamızı gerektirse de dinimizin ‘matem dini’ olmadığını biliyoruz. Sevincin, mutluluğun, huzurun, saadet ve selametin de adı bayram. Bayramlar, cennetteki huzur ve mutluluktan dünyaya indirilmiş küçük, çok küçük bir hisse değil mi? Bütün bayramlar, insanın cennete olan hasretini artırmalı. Kurulan ‘sanal cennetler’e, hazza rağmen.
Herkes varlığını bir şeye adamıştır bu dünyada. Varlığını Allah’tan başkasına adayanlar kendilerini harcamışlar, Kur’an’ın ifadesiyle “kendilerini israf etmişlerdir”. İnsanlığı dünyaya, paraya, makama, mala, şöhrete, alkışa, servete kurban olmaya ve kurban etmeye çalışanlara “Dur!” diyen bir bayramı idrak ediyoruz. İnsanlığın haline bakıp dua ediyoruz. “Kurban Bayramı”nın kıymetini daha iyi anlayabiliyoruz. Herkes bir şey uğruna kurban olmaktadır. İnsanın ucuz değerlere kurban edildiği günümüz dünyasına, bir umut ışığı saçarak geliyor yine bu bayram. Kurbanın maldan takdimi ne kadar mânidardır. Verdiği mesaj ne kadar da açıktır: “Allah’ın insana bahşettiği dünyalıkların insan ile Rabb’i arasına girmesine mâni olmak.” Kurban; Rabb’in bahşettiği dünyevi nimetleri, O’ndan uzaklaşmak için değil, O’na yaklaşmak için kullanma vesilesidir.
Gönül isterdi ki, Müslümanlar kendi aralarında bir birlik........
