Âdetler ibadet, ibadetler âdet olmasın! |
Âdetler ibadet, ibadetler âdet olmasın!
YAŞAR DEĞİRMENCİ
Allah Teala dini; “İnsanlığın dünyevi ve uhrevi saadeti” için göndermiştir. O dinin yaşanmasında örnek alınacak ilk şahsiyet, Peygamber Efendimizdir. Kur’an-ı Kerim’deki ifadesiyle bizler için “üsveyi hasene” (güzel bir örnek)dir.
“Sana göre İslam, bana göre İslam, o kavme göre İslam, şu coğrafyaya göre İslam” diye bir şey olmaz. İslam, asliyetiyle, muayyendir ve mahfuzdur. İslam’ın asliyetini değiştirici tefekkür olmaz. Tefekkür, o asliyete dayanarak yapılır. “Yorum” da öyledir.
İslam, falancanın felsefesi değil, Allah’ın vahy ettiği Hak Din’dir. Hz. Muhammed aleyhisselam, Allah’ın Resulü’dür ve İslam’ı tebliğ etmiştir. Ayrıca kendi sözleriyle-amelleriyle-halleriyle ve bütün hayatıyla İslam’ı yaşamış, tatbik ve talim etmiştir.
Bir İslam âlimi, bir İslam mütefekkiri, bir İslam bilgilisi; dini bir meseleyi İslami ilimlere göre anlatır. Sen irşad edersin; isteyen alır isteyen almaz. Nasipten sen sorumlu değilsin. Varsa hünerin, irşadını güçlendir; izahını şümullendir.
Dünyanın gerçek mihverine oturması, İslâm Ahlâkı’na bağlı bir düşünce ufkunun açılması ile mümkündür. İslam’ı yaşamak, onu hayatın bütünlüğü içinde yaşamaktır. İbadet’in kemali, hayatın bir ibadet halini almasıdır. İslam sana bir “istikamet”, bir “kişilik” kazandıracak ve sen bu hayatın her safhasını, her işini, o istikamet şuuruyla ve o kişilik sağlamlığıyla yaşayacaksın. Bu, sabahtan akşama kadar sürekli ibadet etmekle de olmaz; daima dinî motiflerle meşgul bulunmakla da ayrıntıların zahirini dallandırıp çoğaltmakla da olmaz. Âdetler ibadet, ibadetler âdet olmasın! Dinimizin sâbiteleri ile değişkenleri bilinsin.
Günümüzde müşahede ettiğimiz husus, din ve dindarlık konusunda seküler ve dindar çevrelerde yaşanmakta olan ihmal ve abartıdır. Aslında ihmal de........© Yeni Akit