menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hastalıkla imtihan

5 0
previous day

Hayat, yalnızca sevinçlerden ve güzel günlerden ibaret değildir. Sağlıkla hastalık, varlıkla yokluk, sevinçle hüzün, kolaylıkla zorluk hayat yolculuğunun birbirini takip eden gerçekleridir. İnsan bazen kendisini güçlü ve sağlıklı hissederken hiç beklemediği bir anda bir hastalıkla karşılaşabilir. İşte o zaman insan, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu ve sahip olduğu nimetlerin değerini daha iyi anlar. Hastalık, insanın bedeni kadar ruhunu da etkileyen bir süreçtir. Fakat mümin açısından hastalık yalnızca çekilen bir acı olarak görülmez. Hastalık; sabrın, duanın, tevekkülün, teslimiyetin ve insanın kendi acziyetini fark ederek Rabbine yönelmesinin vesilesi olabilir.

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurur: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmek suretiyle sınayacağız. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155) Ayette dikkat çekilen önemli hususlardan biri, hayatın imtihan oluşudur. Hastalık da bu imtihanlardan biridir. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her hastalığı yalnızca “ceza” olarak değerlendirmek doğru değildir. Hastalık; insan için bir imtihan, günahlara kefaret, manevi derecenin yükselmesine vesile veya insanın Rabbine daha samimi yönelmesini sağlayan bir süreç olabilir.

Hastalık Karşısında Müminin İlk Sığınağı: Sabır

Hastalıkla karşılaşan insanın ilk tepkisi çoğu zaman korku, endişe ve üzüntüdür. Bu duygular insan olmanın tabii bir sonucudur. İslam, insanın hiç üzülmemesini veya hiç korkmamasını istemez. Asıl mesele, bu duygular karşısında kişinin nasıl bir duruş sergileyeceğidir. Sabır, acı çekmemek değil; acı karşısında Allah’a olan güveni kaybetmemektir. Sabır, hiçbir şey yapmadan beklemek de değildir. Mümin, elinden gelen tedbiri alır, tedavi yollarını araştırır,........

© Yeni Akit