Gazze’nin onurlu anneleri |
Gazze’nin onurlu anneleri
Sahi, dünyanın gözü önünde yok edilen Gazze’yi yavaş yavaş unutuyor muyuz?
İran-ABD savaşı, sınırları aşan füzeler ve Lübnan saldırıları derken, İsrail dikkatleri dağıtıp Gazze’deki o büyük kıyımı zihinlerimizden siliyor mu? Bizler masa başlarında genişleyen savaşın yeni senaryolarına odaklanırken, ekranların göstermediği karanlık odalarda ağır bedeller ödenmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz hafta sonu, İsrail’in sınır tanımaz vahşetinden kurtulabilmiş anne ve çocukları görmek için Kahire’deydim. Mısır’da onların yaralarını sarmaya çalışan STK yetkililerimizle birlikte o mahzun evlerin kapılarını çaldık.
Rakamlar gerçeğin acısını tam olarak hissettirmez elbette. Bugün Mısır’da 215 binden fazla Gazzeli var. Gazze’de ise 1 milyondan fazla insan çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyor, 25 bin kişi uzuvlarını kaybetmiş durumda. Kahire’de sığındıkları o pejmürde evlerin kapısından içeri adım attığınızda, bütün istatistikler anlamını yitiriyor. Orada sadece parçalanmış hayatlar, lal olmuş diller ve arş-ı âlâyı titretecek bir mazlumiyet var.
Bir evde, akıl sınırlarını zorlayan bir hayatta kalma mucizesini dinledik. Oturdukları ev bombalanıyor; apartmandan sadece bu aile kurtuluyor. Sonra sığındıkları ikinci bina da bombalanıyor, o enkazdan da yine aynı aile sağ kurtuluyor. Üçüncü bir apartmana geçiyorlar; kaderin cilvesi, o apartmandan da sadece bu aile sağ çıkabiliyor. Gazze’de sığınacak hiçbir yer kalmayınca Mısır’a geçmişler. “Peki eşiniz, büyük oğlunuz?” diye soruyorsunuz. Cevap, o çelikten iradenin değişmez parolası gibi: “Onlar Gazze’de, vatanı savunmak için........