Mülkiyetten mobiliteye! Sahip olma çağı bitti mi?
Mülkiyetten mobiliteye! Sahip olma çağı bitti mi?
Bir zamanlar bir gencin hayalini anlamak için uzun uzun sohbet etmeye gerek yoktu. İyi bir iş bulacak, bir otomobil alacak, sonra da ev sahibi olacaktı. Hayatın rotası aşağı yukarı belliydi.
Bugün aynı soruyu sorduğunuzda aldığınız cevaplar bambaşka.
Kimisi yurt dışına çıkmaktan bahsediyor, kimisi dijital işlerden, kimisi seyahat etmekten. Dikkat çekici olan ise şu. Otomobil artık birçok gencin hayal listesinin üst sıralarında yer almıyor.
Bu durum ilk bakışta otomobile olan ilginin azaldığı şeklinde yorumlanabilir. Oysa mesele bundan çok daha derin.
Aslında gençler otomobilden vazgeçmedi. Vazgeçen şey, otomobile yüklenen anlam oldu.
Bir dönem otomobil özgürlüktü. Direksiyonun başına geçtiğiniz anda hayatın kontrolünü elinize aldığınızı hissederdiniz. Hafta sonu ailecek çıkılan yolculuklar, bayram ziyaretleri, yaz tatilleri ve uzun yollar hafızalarda yer ederdi. Otomobil sadece bir ulaşım aracı değildi. Emeğin karşılığıydı. Başarmanın işaretiydi.
Şimdi ise yeni bir dönem yaşanıyor.
Bugünün gençleri için otomobil çoğu zaman heyecan uyandıran bir hedef olmaktan çok hesap yapılması gereken bir gider kalemi olarak görülüyor. Aracın fiyatı ayrı, sigortası ayrı, bakımı ayrı, yakıtı ayrı bir maliyet........
