Hayat bir gün, o da bugün

Hayat bir gün, o da bugün

MUSTAFA ÇELİK

Hayat, çoğu zaman uzunca bir yol gibi görünür insana. Gelecek planları yapılır, hayaller kurulur, ama aslında hayat dediğimiz şey bir günle sınırlıdır. O gün ise “bugün”dür. Çünkü geçmiş artık yaşanmıştır, geleceği ise kimse garanti edemez. Elimizde olan tek zaman dilimi, tam da şu andır.

Hayat günlerden meydana gelmiştir. O günler de tıpkı alıp verdiğimiz nefesler gibi sayılıdır.

“Eğer (Uhud’da) size bir yara dokunduysa, doğrusu (size düşman olan) o kavme de (Bedir’de) onun misli olan bir yara dokunmuştu. İşte bu günler (öyle günlerdir) ki, onları insanlar arasında evirir çeviririz. Tâ ki Allah, îmân edenleri ortaya çıkarsın ve içinizden (bu uğurda can veren) şehîdler (ve yaptıklarınıza şâhidler) edinsin! Çünki Allah, zâlimleri sevmez.” (Âl-i Sûresi/140)

Hayat, insanın avuçlarının arasından süzülen bir zaman ırmağı gibidir; dünle başlayan, yarına uzanan ama aslında bütün ağırlığını bugünde gösteren bir akıştır. Dün dediğimiz şey, artık dokunamadığımız, değiştirme imkânını tamamen yitirdiğimiz bir hatıralar yığınıdır. İyi ya da kötü olsun, dünden geriye kalan yalnızca tecrübedir; kendisi ise çoktan kapanmış bir sayfanın içinde sessizce durur.

Yarın ise görünürde bize doğru yaklaşan, ama aslında her zaman bir adım ötede kalan bir hayaldir. Ne getireceğini bilmeyiz, ne götüreceğini… Bu belirsizlik, yarının bize ait olmadığını hatırlatır. İnsan, varamadan değişen bir ufka doğru yürürken görür kendini çoğu zaman; tam........

© Yeni Akit