We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yunan Kralı Ege’nin ismi neden bizim denizimize verildi?

117 81 1
26.06.2022

Türkiye’nin 1931-32 yılları dil ve tarihe dair çalışmaların iyiden iyiye yoğunlaştığı yıllardır. Türk dil ve tarih tezleri bu yıllarda geliştirilip olgunlaştırılacaktır. Ancak aynı derecede önemli olan coğrafya çalışmaları için nedense bir 10 yıl daha beklemek gerekecektir.

İlk Coğrafya Kongresi’nin 1941 yılında Hasan Âli Yücel’in Maarif Vekilliği döneminde gerçekleştirilebilmiş olması, coğrafyanın, daha doğrusu “vatan” kavramının şekillenmesinin Cumhuriyet yöneticilerinin zihinlerinde biraz zaman aldığını, bazı tereddütler ve bocalamalar yaşadıklarını gösteriyor. Kongrenin Hatay’ın anavatana ilhakından iki yıl sonra yapılmış olması da ilginçtir. O güne kadar ihmal edilen ve şimdilerde yeniden tartışılan Türkiye’nin coğrafî bölgelere ayrılması meselesi de, Birinci Coğrafya Kongresi’nin ana gündem maddeleri arasında yer almıştır (ikincisi düzenlenmediği için tek kaldı).

Coğrafya Kongresi’nde İbrahim Akyol, Besim Darkot, Herbert Louis ve Hamit Sadi Selen adlı profesörlerin teklifiyle Türkiye 7 coğrafi bölgeye ayrılmıştır. Buna göre denizlere doğru açılan cepheler komşu denizlere göre, iç kısımlar ise Anadolu’nun yönlerine göre adlandırılacaktır. Bir başka deyişle bölümlendirmede fizikî coğrafya esas alınmıştır.

Daha önce Faik Sabri Duran’ın 1938 tarihli ders kitabındaki bölümlendirmesinde bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun “Şark Yaylası”, Orta Anadolu’nun ise “Merkez Yaylası”, bizim bugün Ege Bölgesi dediğimiz yerin “Adalar Denizi Bölgesi” olarak adlandırılması gibi aykırı örneklere rastlanıyor, coğrafyacılar arasında bir türlü fikir birliği kurulamıyordu. İlk defa 1941 Coğrafya Kongresi’ndedir ki, bugün bildiğimiz coğrafi bölgelerin sınır ve isimlerinin belirlendiğini görebiliyoruz. (Geniş bilgi için bkz. Sezgi Durgun, Memalik-i Şahane’den Vatan’a, İstanbul, 2011, İletişim Yayınları)

Ne var ki bugün kullandığımız coğrafî bölgelerin sınırlarının çizilmesine itiraz eden uzmanların bulunduğunu da unutmamak lazım. Mesela Cevad Gürsoy adlı coğrafya doktoru (sonra profesör olmuş; ölümü: 1986), 1957 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi’ne yazdığı bir makalede, Karadeniz Bölgesi ile Doğu........

© Yeni Akit


Get it on Google Play