Mehmet Kaplan hoca yazısını nasıl sansürledi?
Mehmet Kaplan hoca yazısını nasıl sansürledi?
İnsanoğlu değişken bir varlık. Hayaller ve gerçekler, umutlar ve kırıklıklar bir ömrün içerisine defalarca sığıp hatta taşabiliyor.
Ben İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne 1981 Kasım’ında başladığımda daha önce kitaplarından tanıdığım hocalardan biri de Prof. Dr. Mehmet Kaplan idi. Bundan 40 yıl önce kaybettiğimiz Kaplan hoca üç sömestr derslerimize girdi. Hatta emekliye ayrıldığında sınıfımızda yaptığı veda konuşmasını unutmam mümkün değil. Çok duygusal ve samimi bir konuşma idi, ağlamaklı bir tonda yapılmıştı. Yazık ki kayda alınmadı.
Kaplan hocayı üniversiteye girmeden önce Cumhuriyet Devri Türk Şiiri adlı kitabıyla tanımıştım. Sezai Karakoç’un bir şiirini tahlil etmiş olması o devir için bir cesaret işiydi. Sonra akademik mahiyette başka kitapları çıktı. Nesillerin Ruhu ve Büyük Türkiye Rüyası ise denemelerini ihtiva ediyordu.
Daha önce onun 1952 tarihli “Atatürkçülük bir ideoloji olabilir mi?” başlıklı radikal bir yazısından bahsetmiştim bu köşede. Bu yazıdaki öteki Mehmet Kaplan’ı ne öğrencilik yıllarımda tanıdım, ne de sonra. Ancak son on yılda metinlerine yeniden yönelince hocayı adeta bir madenci gibi yeniden keşfettim.
Kadir Mısıroğlu 2 Ocak 1976 tarihli Sebil dergisinde kendisinin Komünizme Karşı Milli Mücadele dergisinin 1951 yılında çıkan 25. sayısındaki bir yazısından iktibaslarda bulunuyor ve TRT’deki bir programda söylediklerine mukabil “acaba Mehmet Kaplan bu satırlara bugün de imza koyar mı?” diye........
