menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadir Mısıroğlu’nun emaneti

76 0
yesterday

Kadir Mısıroğlu’nun emaneti

Herkes “Lozan zaferdir!” diyordu. 7 yıl önce 5 Mayıs’ta Hakka yürüyen Kadir Mısıroğlu ise “Bu nasıl bir zafer? Zafer ise Adalar, Batı Trakya Yunanlara verildiği gibi işgalciden 1 lira harp tazminatı dahi alamamıştık” çıkışını yapıyordu. Bu, bütün resmi anlatıya meydan okumaydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da 2016 yılında “Bizi Sevr’le korkutup Lozan’a razı ettiler” dememiş miydi? Bundan dört beş yıl önce Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama etüdü yapılırken Yunanistan’la aramızda Meis Adası problemi gün yüzüne çıkınca herkes  “Burnumuzun dibindeki bu ada niye bizim değil ki?” diye sorgulamaya başlamıştı. Farkında değillerdi ama şu bir gerçekti: Montrö’yü “zafer” diye kutluyorsan, zaten Lozan’a “zafer” dememiş oluyorsun.

Özetle Lozan: Zafer mi, Hezimet mi? adlı 3 ciltlik eseri Kadir Mısıroğlu’nun dünya görüşü doğrultusunda oluşmuş bir tarih tezleri demetidir.

Keşke Üstadın kadri, kıymeti yaşadığı dönemde bilinseydi. Ona sahip çıkmak, dört elle sarılmak kolay değildi tabii ki. Dikenli tarafları bol olan aykırı bir şahsiyetti. Mesela bir gün devlet tarafından kendisine “Müsaade ederseniz arşivinizi Ankara’ya taşıyalım” denildiği zaman “Ankara’ya günahımı dahi vermem” diye rest çekmişti. İstanbul’un kontrpuanı (negatifi) olarak bakıyordu Ankara’ya. Cumhuriyetin başkenti onun için İslam’a zıt bir mevkide duruyordu çünkü.

Yeni neslin Kadir Mısıroğlu gibi ihatalı düşünmeye ihtiyacı var ama ona giden yollar kapalı maalesef. Lakin bu muhalif zincirin kopmaması, devam etmesi lazım. Bu menfezin tıkanması yerine tersine açık kalmasına destek olunmalıdır. Fikir ve bilgilerini yeni nesillere aktarmak amaçlı bir ‘Kadir Mısıroğlu Enstitüsü’ kurmak çok mu zordur? Bunlar büyük paralar da gerektirmez hâlbuki. 

Şahıs vakıfları meselesi yanlış anlaşılıyor bizde. Adına kuruldukları şahsın yazdıklarının çizdiklerinin koleksiyonu ve birikimi kaybolmamalı, derlenmeli, yayılmalı, eyvallah. Ama ‘Onun gibi düşünmek’, ‘Onun gibi bakabilmek’ daha önemli olmalıdır. Gençler arasında bir yarışma açılmalı........

© Yeni Akit