menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadir Mısıroğlu gibi düşünmek

94 0
10.05.2026

Kadir Mısıroğlu gibi düşünmek

16 yaşında kitaplarıyla tanıştığı Mustafa Armağan’a ne söylüyordu Kadir Mısıroğlu?

Üzerinden uzunca bir zaman geçtiği için hakkıyla tahattur etmem mümkün değil ama resmi tarihten farklı kitapları okumaya başladığımda (itiraf etmeliyim ki biraz da boyumdan büyük bir işti) en azından bize bir şeylerin yanlış anlatıldığını ve yanlış bir zeminde yürütüldüğümü fark etmiş oldum.

İlk baş dönmem (1974 yazında Urfa’da rahmetli Melahat halamın taş evinde) henüz 13 yaşımdayken Rıza Nur’un 4 ciltlik Hayat ve Hatıratım adlı kitabını okumamla başladı. Katastrofa uğramış gibi sarsılmıştım (tabii erken bir yaştaydım o tehlikeli kitabı okumak için). Zihnimde ilk uyanan çağrışım ‘Bize anlatılanların yanında bambaşka bir tarih olmalı’ fikri olmuştu. 

Ortaokul son sınıftan itibaren düzenli olarak kitap okumaya başladım. Ortaokulu bitirdiğim yıl öyle bir okuma aşkı ârız oldu ki bana, kitapların dünyasına dalmak uğruna okulu bırakıp çalışmaya karar verdim; rahmetli babam da bendeki bu kitap aşkını gördüğü için engel olmadı.

İftiharla söylüyorum: inşaatlarda dahi çalıştım okumak için ve alnımın teriyle hafta sonları yorgun elleriyle seçip satın aldığım kitapları eve getirip içlerine gömüldüğümde aldığım hazzı tarif etmem mümkün değildir. Onları teker teker koklayıp bağrıma bastığımı hiç unutamam. İlk sayfalarının sağ üst köşesine ismimi ve aldığım tarihi yazma alışkanlığım bakın hangi gelişmelere yol açacaktı on yıllar sonra?

Rahmetli Kadir Mısıroğlu’nun ilk olarak iki ciltlik Lozan: Zafer mi, Hezimet mi? adlı eserini 18 Nisan 1977’de (kütüphanemdeki 330. kitabım olduğunu not düşmüşüm ilk sayfalarına), 16 yaşımda satın almışım. Yıllar sonra bir ziyaretimde Üstada bu kitapları ve üzerine attığım tarihi gösterdiğimde “Onları bana ver, sana yeni baskılarından vereyim” demişti. Tabii latifeydi, yoksa o da biliyordu vermeyeceğimi, verilmeyeceğini.

Gençlik yıllarında istikametimizi besleyen ve destekleyen kitaplar okumak son derece mühimdir. Lakin bu demek değildir ki yalnızca fikrinizi destekleyen kitaplar okuyun. Belli bir temel kurulduktan sonra hangisini okursanız okuyun pek fark etmez. Ama o yaşlar önemliyi. Mesela ben zihnimin pıhtılaştığını düşündüğüm zamanlarda ona yeni menfezler açmak için tam karşıt fikirde kitapları okumaya başlarım. 

Üstadın Lozan: Zafer mi, Hezimet mi? adlı kitabını açın, bakın, katılmayın, itiraz da edin hatta; ama o düşünceyi de tanıyın. Öte yandan Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya adlı kitabını da okuyun. Fikrine, ideolojisine katılmayabilirsiniz; fakat bu tarz karşıt görüşteki kitapları okumanız beyninizde adeta bir........

© Yeni Akit