İspanya’ya ödetilen bedel!
İspanya’ya ödetilen bedel!
Sebte’de (Ceuta) yaşananlar, Bir ülkenin göç politikaları üzerinden nasıl vurulabileceğini gözler önüne serdi. Yüz bini aşkın Faslının, sınır tellerini aşıp, denizi yüzerek, engelleri parçalayarak İspanya tarafından yönetilen özerk bir bölgeye akın etmesi; en az 67 canın heba olması…
Bu manzara, sıradan bir “göç krizi” değil. Bu, bir jeopolitik hesabın, bir misillemenin ve daha da önemlisi, Siyonist rejimin İspanya’ya Gazze soykırımına karşı takındığı tavırdan dolayı ödettiği bedelin sahnesiydi..
İtalya ve Finlandiya’nın Madrid’i Schengen’den çıkarma çağrıları yükselirken, Avrupa başkentlerinde panik rüzgârları esiyor. Oysa asıl mesele, İspanya’nın dış politikasına karşı kurulan ABD-İsrail-Fas hattındaki kumpastır. Pedro Sánchez hükümeti, Gazze’deki İsrail katliamını açıkça “soykırım” diye niteledi, silah ambargosu koydu, Filistin devletini tanıdı, Avrupa Birliği’ni İsrail’le ortaklık anlaşmasını gözden geçirmeye çağırdı. Tel Aviv’deki gözü dönmüş caniler bu tutumu unutmadı. Şimdi Fas üzerinden, göç silahıyla İspanya’ya bedel ödetiliyor.
Bu gelenek yeni değildir. Bugünkü kralın babası II. Hasan’ın 1960’lardaki tutumuyla başlamıştır. 1965 yılı, Eylül ayı. Kazablanka’da Arap Birliği’nin gizli zirvesi toplanır. Mısır’dan Cemal Abdülnasır, Ürdün’den Kral Hüseyin ve diğer Arap liderler… Konu: İsrail’e karşı savaş hazırlıkları, ortak komuta ihtimali, orduların gerçek durumu. Zirveyi misafir eden Fas Kralı II. Hasan, misafirlerine güvenmiyordu. Sarayın gölgesinde, Mossad ve Shin Bet ajanlarından oluşan “Kuşlar” birimi, otelin bir katını tutmuştu. Kayıtlar yapılmış, zirve biter bitmez tüm ses kayıtları İsrail istihbaratına teslim edilmişti.
Bu kayıtlar, İsrail için altın değerindeydi. Arap liderler arasındaki derin çatlaklar, Mısır ordusunun yetersizliği, ortak iradenin yokluğu… Hepsi net biçimde ortaya çıkmıştı. Eski İsrail askeri istihbarat başkanı Shlomo Gazit’in yıllar sonra anlattığı gibi, bu belgeler 1967 Altı Gün Savaşı’nda Tel Aviv’e büyük avantaj sağladı. Rafi Eitan gibi........
