İki örnek bir gerçek
Türk Milleti, Osmanlı Hilafet ve İslami teamüllerin geçerli olduğu dönemden laiklik çorağına saplandıktan sonra, milletin tepkisi, ilk kez, Demokrat Partiye verilen oyların tepkiselliği üzerine kendini gösterdi. Millet zannetti ki, “bitti bu iş”… Hâlbuki Demokrat Partideki birkaç figür hariç gerisi CHP’li veya CHP zihniyeti idi…
Onun zannettiği, bundan sonra her iş aslına rücu eder inancıydı, düşündükleri gibi olmadı. Aslına rücu etmedi de hücum etti. Çünkü DP’nin eğitim sistemi de CHP’li üretiyordu. Ondan sonra tüm iktidarlar döneminde eğitim sistemi CHP’li yetiştirmeye devam etti.
Tüm iktidarlar, sağ orijinli olduğu halde bu kangren içten içe ülkeyi sardı.
1965 yılında Türk çocukları, bir bavulla, çoğu “Ali Okulu”ndan icazetli olduğu halde, tarih bilmez, coğrafya bilmez; Almanya’nın yolunu tuttuğu ahvalde bir çokları ister dil öğrenme, ister meslek kursları isterse çocuklar örgün eğitim sisteminde, Almanların kahramanları ile karşılaştılar. Lakin o bizim milletimizi ve çocuklarımızı etkilemedi. Çünkü inançları farklıydı, tarihleri farklıydı.
Bugün Almanya’da dindarlık, Türkiye’ye göre daha sıkıdır. Halk, genci ile ihtiyarı ile camilerin çevresinde yapılanmaktadır. Çünkü Almanya’nın dini ve kültürüne karşı Türkler kendilerini misafir kabul etmiştir, korumuştur.
Almanya’daki Türk çocukları içinde Mustafa Kamal pek bilinmez ve Türkiye’deki gibi sevilmez. Sevenler, Ortaokul veya Lise’yi Türkiye’de bitirip Almanya’ya evlilik vs. yolu ile........
