İslam’ın diriltici ruhu |
İslam’ın diriltici ruhu
Hüseyin Demir
İnsanlığın üzerine bir eğlence sisi çöktü. Parıltılı ışıkların altında dönenen kalabalıklar, farkında olmadan kendi çöküş törenlerini icra ediyor. Modern dünyanın sahnelediği bu büyük eğlence gösterisi, aslında ruhların sessiz bir şekilde karardığı bir çağın adıdır.
Müzik yükseldikçe ruh alçalıyor; tempo arttıkça kalbin ritmi sönüyor. Eğlence mekânlarının loşluğunda “aydınlık” arayan insan, karanlığın daha koyu bir katmanında kayboluyor.
Eğlence Toplumu ve İçten Çöküş
Bugün dünya, eğlenmeyi bir medeniyet göstergesi sanıyor. Kadınlı erkekli, gece yarılarına kadar süren bir hareketlilik… Bir bakıyorsunuz, hoplayıp zıplamayı “özgürlük”, savrulmayı “modernlik” diye pazarlayan bir çağın ortasındayız.
Oysa aşırı eğlence, tıpkı çökmüş bir imparatorluğun yüzündeki makyaj gibidir: Yorgunluğu, yaşlılığı, çürümeyi gizleyemez.
Eğlenceyi var oluş sebebi hâline getiren toplum, ruhunu tüketmiş ihtiyara benzer. Devletler de böyledir; eğlenen devlet yorulur, savrulur, özünü kaybeder. İnsanlığın bugün yaşadığı tam da budur: Gayesiz bir debeleniş, ruhsuz bir........