Fikir, iman ve medeniyet - Modern Çağda İnsan ve Toplumun Yeniden İnşası
Fikir, iman ve medeniyetModern Çağda İnsan ve Toplumun Yeniden İnşası
Bugün Türkiye'nin ve dünyanın yaşadığı en büyük kriz, çoğu zaman ekonomik göstergeler, siyasi gerilimler veya güvenlik sorunları üzerinden tartışılıyor. Oysa bütün bunların gerisinde daha derin, daha sessiz ve daha tehlikeli bir kriz var: fikir krizi.
Bir toplum, fikir üretmeyi bıraktığında yalnızca yeni düşünceler üretme kabiliyetini kaybetmez; aynı zamanda geleceğini tasarlama iradesini de yitirir. Çünkü fikir, bir milletin pusulasıdır. Pusulasını kaybeden gemi nasıl dalgaların yön verdiği yere sürüklenirse, fikrini kaybeden toplum da başkalarının ürettiği hayat tarzının peşinden gitmeye başlar.
Bugün karşı karşıya bulunduğumuz ahlâkî çözülme, aile kurumundaki zayıflama, gençlerin kimlik bunalımı, tüketim bağımlılığı, yalnızlaşma, dijital bağımlılık ve toplumsal güvensizlik birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Bunların tamamı, ortak bir kökten beslenmektedir: İnsana anlam verecek fikrî zeminin zayıflaması.
Modern dünya insana sınırsız tüketimi vaat ediyor; fakat anlam sunamıyor. Daha çok kazanmayı öğretiyor; fakat niçin yaşanacağını söyleyemiyor. Gücü kutsuyor; fakat adaleti garanti edemiyor. Hızı artırıyor; fakat huzuru çoğaltamıyor. Bilgiyi büyütüyor; fakat hikmeti aynı ölçüde geliştiremiyor.
Bugün insanlık tarihinin belki de en büyük çelişkisi budur: Bilgi çağında yaşıyoruz ama hikmet açlığı çekiyoruz.
Oysa medeniyetler teknolojiyle değil, önce fikirle yükselir. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. İslam medeniyetini büyük yapan yalnızca fetihler değildi; onu büyük yapan, Kur'an'ın inşa ettiği insan........
