ABD öncülüğünde şekillenmiş küresel hegemonyanın ahlaksız politikaları |
ABD öncülüğünde şekillenmiş küresel hegemonyanın ahlaksız politikaları
HÜSEYİN DEMİR
Dünya bugün basit bir ekonomik dalgalanma ya da geçici bir siyasi gerilim yaşamıyor. Yaşanan şey, insanlığın topyekûn bir kriz iklimine sürüklenmesidir. Enerji krizi, gıda krizi, savaşlar, göç dalgaları, ekonomik çöküşler ve toplumsal huzursuzluklar aynı anda büyüyor. Fakat bu kadar büyük bir yıkımı sadece “tesadüf” kelimesiyle açıklamak mümkün değildir. Çünkü bu krizlerin arkasında yalnızca şartlar değil, gayri insani kerehat zihniyeti vardır.
Bugün yaşanan küresel çöküşün temel sebebi; teknolojinin gelişmesi veya dünyanın karmaşıklaşması değil, ahlâkın ve vicdanın geri çekilmesidir. Ahlâk çekildiğinde güç denetlenmez hâle gelir. Güç denetlenmediğinde de iktidar zulme dönüşür. İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle doludur. Kur’ân’ın anlattığı Firavun kıssası, geçmişte kalmış bir hikâye değil; her çağda tekrar eden bir hakikattir: Güç, hakikatten koparsa Firavunlaşır.
Kur’ân zulmü sadece silahla yapılan bir kötülük olarak tarif etmez. Adaleti eğip bükmek, hakkı gizlemek, mazlumu susturmak, zalimi meşrulaştırmak, insanı değersizleştirmek de zulümdür. Bugünün en tehlikeli yanı da budur: Zulüm artık kaba bir zorbalık gibi görünmüyor. Zulüm artık “modern”, “meşru” ve “hukuki” ambalajlarla sunuluyor. Katliamlar “operasyon”, işgaller “güvenlik”, sömürü ise “kalkınma” adıyla pazarlanıyor. Böylece kötülük sadece işlenmiyor, aynı zamanda normalleştiriliyor.
Bugün dünyanın içinde bulunduğu düzenin merkezinde ABD öncülüğünde şekillenmiş küresel hegemonya yer alıyor. Bu hegemonya sadece askeri güçle değil; finans, medya, uluslararası kurumlar ve ekonomik bağımlılık mekanizmalarıyla çalışıyor. Dünyayı yöneten yapı, yalnızca devletlerden ibaret değil; silah şirketleri, enerji kartelleri, küresel sermaye grupları ve medya tekellerinin oluşturduğu bir çıkar ağıdır. Bu ağ, dünya siyasetini yönlendiren asıl merkez hâline gelmiştir.
Bu sistemin bölgemizdeki en sert uygulayıcısı ise İsrail’dir. Gazze’de yaşananlar bir çatışma değil, açıkça toplu cezalandırma ve sistematik yok etme siyasetidir. İsrail’in bu kadar pervasız hareket edebilmesinin........