menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutulan Galiçya Zaferi (19 Ocak 1916)

20 10
18.01.2026

Lehistan (Polonya); topraklarının büyük çoğunluğunu Rusya’ya, geri kalanını da Prusya ve Avusturya’ya karşı kaybederek devlet olma vasfını yitirmişti. Haritadan silinen Polonya’ya sahip çıkacak kimsenin kalmadığı anda Osmanlı-Türk Devleti bu işi üstlendi.

1768’de başlayıp 1774 Kaynarca Anlaşmasıyla sonuçlanan Rus’larla yaptığımız savaşa Lehistan’ın (Polonya) bağımsızlığı için girdiğimize, Polonya’lılardan başka kimse anlam verememişti.. İlk hamlede netice alınamadı.

İkinci hamle 1774 Kaynarca Anlaşmasından 13 yıl 23 gün sonra geldi. Bâb-ı Âli, bu kez de Kırım’ı ilhak ettiğini ilân eden Rusya’ya, imamlarımızın camilerde Kırım’ın Rusya’da kalması şerefsizliktir diye vaaz etmelerine dayanamayarak Kırım için savaş ilân etti.

Bu savaş kazanılırsa biz Kırım’ı, Polonya bağımsızlığını kazanacaktı. Ancak Almanya’nın Rusya’nın yanında savaşa girmesi hesapları altüst etti. Savaş kaybedildi. Fakat inançlar ve ümitler kaybedilmedi. Biz Kırım’ın mutlaka bir gün bizim olacağına inandığımız gibi (hâlen öyle), Polonyalılar da o gün bağımsızlıklarına üstelik Türk’lerin eliyle kavuşacaklarına inançları tamdı.

Bunun için Lehistan’lı (Polonya’lı) bir kanaat önderinin söylediği; “Türkler atlarını Dinyester’de suladığı gün biz bağımsızlığımıza kavuşuruz” sözü 1787’lerden 1916 yılına kadar kulaktan kulağa söylenegelmiş ve nihayet Enver Paşa’nın eliyle gerçeğe dönüşmüştür..

O süre içerisinde İstanbul’da Padişahlar ve Sadrâzâmlar, her elçiler toplantısında Polonya Sefiri için yemek masasında sandalye hazırlatır ve yemeğin bir ânın da Sadrâzâm ya da Padişah boş sandalyeyi göstererek yüksek sesle protokol görevlisine Polonya Sefirinin nerede kaldığını sorar, görevli de yolda olduğu cevabını verirdi. Bu durum tam 127 yıl boyunca sürmüştür. Böylelikle bir oldubittiyle Polonya’nın yutulduğunu unutmadıklarını, bir gün bağımsızlıklarını kazanacaklarını bunun da Türk’ün eliyle olacağını gelen elçiler üzerinden Avrupa’ya ilettikleri gibi, yeni nesillere de aktarmayı başarmışlardır.

(1918 yılında bağımsızlığını ilan eden Polonya, 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan batılı ülke olmuştur.)

Gerçekten de Osmanlı-Türk Ordusu, Haziran 1916’dan Eylül 1917’ye kadar tarihe Galiçya Cephesi Savaşları olarak geçen ve bugünkü Ukrayna’dan Polonya’nın güneyindeki Krakov’a kadar uzanan hatta Ruslara karşı Alman ve Avusturya ordularıyla birlikte savaştılar.

Galiçya; daha savaşın ilk günlerinde Rusya’nın saldırısına uğramış, 26 Ağustos 1914’te başlayan ve 11 Eylül 1914’te biten savaşta, Ruslar galip gelmiş ve cephe hattı yaklaşık 50 km. yarılarak bütün Avusturya-Macaristan toprakları savunmasız hale gelmiş, üstelik yüz bin askerini de Rusya’ya esir vermişti.

Bu durum Enver Paşa’yı endişeye sevk etmiş Türk Genel Kurmayı savaşın........

© Yeni Akit