FENERBAHÇE ve Aziz YILDIRIM |
FENERBAHÇE ve Aziz YILDIRIM
Gazetemizin değerli yazarı Ahmet GÜLÜMSEYEN’in spor sayfasındaki yazılarını büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Tamamen spora adanmış, spor ile iç içe bir hayatı olan GÜLÜMSEYEN’in, sıkı bir Trabzonsporlu olduğunu da biliyorum. Bu sebeple, kendisinden müsaade isteyip, bir spor yazısı kaleme almak istiyorum.
Her şeyden önce: Bu satırları, bir FENERBAHÇE Spor Kulübü taraftarı olarak yazıyorum.
Fenerbahçe’yi tutma nedenim, sadece profesyonel ve amatör şubelerde başarılı bir spor kulübü olmasından ibaret değildir. Fenerbahçe’yi tutma nedenim, kuvvet veren, köklü tarihidir. Fenerbahçe’yi tutma nedenim, onun derin ve anlamlı toplumsal kimliğidir. Fenerbahçe’yi tutma nedenim, esir şehre, hürriyet umudu aşılayan hikâyesidir.
Fenerbahçe, bu toprakların hüznü ve neşesi ile yoğrulmuş koca bir çınardır.
Fenerbahçe, yok edilme tehdidine karşı ortaya koyulan, direniş ve diriliş azmidir.
Fenerbahçe, esaret dayatmasına karşı verilen, istiklal ve istikbal mücadelesidir.
Fenerbahçe, vatana ve millete olan sarsılmaz sadakatin sönmeyen meşalesidir.
Fenerbahçe, sarının gıptası, lacivertin asaleti, yeşilin başarısı ve yükselen gücüdür.
Fenerbahçelilik, sportif başarıların ötesinde; renklere ve armaya duyulan karşılıksız bir aidiyet ve sadakattir.
Fenerbahçelilik, kazanılan madalya ve kupaların ötesinde; vatanseverlik duygusu ve her daim milli mücadeleye destek vermiş olma gururudur.
Fenerbahçelilik, sayısal çoğunluğun, niteliksiz kalabalığın ötesinde; birliktelik duygusunu ve isyan ruhunu her daim diri ve iri tutma gayretidir.
Fenerbahçelilik, günübirlik gönül eğlendirmenin, dönemsel bir kalp çarpıntısının ötesinde; ömür boyu devam eden bir hayat arkadaşlığı, hiç bitmeyen bir sevdadır.
Fenerbahçelilik, rastgele bir tercihin ötesinde; nesilden nesile aktarılan,........