Gerici yazar

Gerici yazar

ALİ SANDIKÇIOĞLU

10 Ocak 2026 günü Akit’te yayınlanan “Bugün neden böyle olduk?” yazım yurt içinden ve yurt dışından tebrik ve tenkit yorumları aldı.

Yorumlardan birisi de sol görüşlü bir sayın yazardan.

Kendisini “İlerici” koltuğuna oturtup benden: “AKİT GAZETESİNİN GERİCİ YAZARI” diye başlayarak tenkit yorumunu yaptı.

Daha önce de yazılarımda, özel Facem’de de beyan ettiğim gibi ben her türlü tenkit, temenniye açığım. (Ahlakı ve edebi kurallara bağlı kalındığı müddetçe.)

Ancak sayın yazar: Bana “Gerici” demekle zihni altında kalan ehli imana veya kendileri gibi düşünmeyenlere bir nevi düşmanlığını izhar etmiş oluyor. (İnanan insanları gerici, kendilerini de ilerici olarak kendince değerlendiriyor.)

O yüzden ülkemizde ilerici denince, gerici genince kimler ne anlıyor?

Kimlere göre kimler ilerici, kimlere göre de kimler gerici?

İnternet üzerinden epeyce araştırdım.

Şunu inanarak ve rahatlıkla söyleyebilirim ki, Bugün kendilerini ilerici ve aydın (olarak) tanıtıp her türlü türlü rezaletleri, kepazelikleri işleyen bir ilerici, bir aydın, sahte bir laik, yalancı, çıkarcı bir Kemalist olmaktansa binlerce defa gerici olmayı tercih ederim.

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak: “De ki: Gerçek, Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.” (Kehf suresi 29)

İsteyen inanır, isteyen inanmaz. O kişinin kendi tercihidir. Ancak inanmayanların inanan kesime tepeden bakarak onları gerici diye vasıflandırması doğru değildir. Böyle bir hakları da yoktur.

Şayet gericilik: Allah’a, peygambere inanmak, vatanı sevmek, bayrağı sevmek, ecdadına, tarihine, kültürüne sahip çıkıp, İslam’ın emirlerine uyup, yasaklarından kaçmak ise biz buna talibiz ve gericiliğimizle iftihar ederiz.

Varsın bizler gerici olalım. Onlar da ilerici (!) olsunlar. (Berbere oturulduğunda herkesin saçı önüne dökülecek kimin siyah, kimin beyaz olduğu o zaman görülecektir.)

Dikkatle okuduğunuzda inanıyorum ki, sizler de benim gibi gerici olmayı tercih edeceksiniz.

İLERİCİLİK:

“İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (Düşünce, kimse, vb.), terakki perver olarak tarif edilmektedir.”

GERİCİ:

“Gerici, bir toplumun gelişmesinin sağlayacak hiçbir yeniliği istemeyen, her yönü ile eskiyi özleyen ve eski düzeni getirmeye çalışan (Kimse)” (Meydan -Larousse)

Merhum Cemil Meriç bu tarif için: “Tarifin tek kusuru bu ucubenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığının söylememesi.”

Merhum Necip Fazıl ise: Bu sahte ilericilere şöyle sesleniyor:

“Ey ailesine bile hükmedememiş ilerici, üç kıtaya, yedi denize hüküm etmiş ecdadın mı gerici?”

Bir başka ifadesiyle Necip Fazıl: “İlericilik, bizde, kendi kendisine bir şey olmanın değil, kainat çapında tek oluş İslam’a düşman olmanın ruh haleti şeklinde meydana gelir.”

Bakınız bir solcu yazarın ifadesi ile gericiler kimlerdir:

“Anaokulunda okuma yazma bile bilmeyen bebelere, ilkokulda henüz bilişsel seviyesi gelişmemiş çocuklara mistik öğretileri, soyut hikayeleri, metafizik anlatıları aşılayıp din propagandası yapmak........

© Yeni Akit