Masamdaki üç kitap
Gündemimde üç kitap var şu sıralar…
Masamın üzerinde diğer kitapların yanında duruyorlar. Niyetim yaz aylarında pek sevilen "okunacak kitaplar" listesi vermek değil.
Çalışma masası, insanın zihin dünyasına açılan en dürüst yerlerden biridir. Bir insanın hangi çetrefilli soruların peşinde olduğunu çoğu zaman masasına bakarak da anlayabilirsiniz.
Kitaplardan biri Karl F. Kuhn'un Temel Fizik kitabı… Bu yaştan sonra nereden çıktı bu fizik, demeyeceğinizi düşünüyorum.
Varlığın mekanizmalarına tekrar tekrar bakmak gerektiğini insan belli bir yaşa gelince daha iyi kavrıyor. Hatta kitabı okurken zaman zaman, "Neden gençliğimde fizik hakkında daha çok şey okumadım?" diye iç geçiriyorum.
Biz talebeyken genel kanaat, fiziğin aşılması güç bir dağa benzediği yönündeydi. Ben de öyle düşünürdüm. Tıpkı Dostoyevski'nin Ecinniler romanının ilk üç yüz sayfasını kitabı bir kenara fırlatmadan okuyabilmenin çok zor görünmesi gibi...
Oysa bu olgunluk çağında fiziğin temel kanunlarını yepyeni gözler ve bilinçle okurken, bunun korkulacak değil hayranlık duyulacak bir alan olduğunu görüyorum. Yerçekimi, enerji, hareket, elektromanyetik alanlar... İnsan bunları öğrendikçe yalnızca formülleri değil, kâinatın ne kadar büyük bir düzen içinde yaratıldığını da daha iyi fark ediyor.
Masamdaki ikinci kitap, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı Hadislerle İslam külliyatı.
Takriben on beş yıl kadar önce olacak, Sayın Mehmet Görmez’in bir televizyon programında tamamlanmak üzere olduğundan bahsettiğinde haberdar olmuştum kitaptan. Yedi ciltten oluşan külliyat, Hz. Peygamber'in emsalsiz örnekliğini günümüz insanına anlaşılır bir dille aktarmayı........
