Kimlikler ve metinler
Kimlikler ve metinlerALİ OSMAN AYDIN
-Ali Şeriati okudun mu?
-Ama Ali Şeriati sahabeden bazılarıyla ilgili iyi şeyler söylemeyen bir Şii!
-Kant da bir Hristiyan! Hz. Muhammed’in Risalet’ine inanmıyor. Kant okuyorum. Koyu Hristiyan Dostoyevski’yi, Tolstoy’u, Hugo’yu, Berdyaev’i döne döne okuyorum. Okuyacağım da… Ama mesele bu değil. Mesele senin muhatabının kimliği üzerinden okumayı konumlandırıyor olman.
Ben Hugo’yu, koyu bir Hristiyan olduğu için okumuyorum. Hristiyanlığı öğrenmek için de okumuyorum. Ben Hugo’yu insanoğlunun hemen tüm coğrafyalarda ve tarihlerde değişmeyen yazgısıyla ilgili aldığı tutumu ve teklif ettiği şeyi anlamak için okuyorum. İnsanın kendisiyle ve toplumla kurduğu ilişkinin ahlaki krizlerle sınandığında nereye evrileceğine tanık olmak için bu kitapları okuyorum.
Dostoyevski koyu bir Hristiyan olabilir. Hatta İstanbul’un Ruslara ait olduğunu düşünen bir Türk düşmanı da olabilir.
Dostoyevski’yi dinsel ve etnik aidiyetine bakarak tercih etmem daha doğruysa, onu okumamam lazım. (Bu onun sunduğu engin estetik dünyadan mahrum kalmam anlamına gelir.) Ama ben hakikatin peşinde olan biri olarak kimden ne alabiliyorsam onu almaya bakarım.
Dostoyevski’nin iyisini alır, kötüsünü bırakırım.
Kant’ın iyisini alır kötüsünü bırakırım.
Kant’ı okumam, onu yüzde yüz olumladığım anlamına gelmez.
Ama Kant’ın, “çocuklara, Tanrı’nın adını ağızlarına alırken çok büyük bir dikkat ve saygıyla hareket etmeleri gerektiği öğretilmeli” sözünü başımın üstünde taşırım.
Bu sözü kim söylerse........
