İnsanın düşüşü
İstanbul'da sıradan bir trafik kazası yaşanıyor. Bir sürücü, kaldırımda yürüyen bir vatandaşa hızla çarpıyor. O kadar ki, kaldırımdaki beton babalar bile çarpmanın şiddetiyle parçalanıyor. Kaldırımdaki adamın ayakları yerden kesiliyor ve zemine çakılıyor.
Kazanın bu kısmı sıradan… Diğer kısmı ise şükür ki henüz sıradanlaşmadı. Ama son günlerdeki örneklerden anlaşılan o ki sıradanlaşmaya doğru hızla ilerliyor. Bu hepimiz için çok ama çok kötü bir haber.
Çünkü olayın kalan kısmı şöyle gelişiyor…
Yaralanan vatandaş yerde yatarken, arabanın genç sürücüsü araçtan çıkıyor. Böyle bir durumda siz olsanız ilk ne yaparsınız? Hızlıca çarptığınız kişinin yanına koşarsınız değil mi… Ama o öyle yapmıyor!
Sürücü doğrudan arabanın etrafında tur atıyor ve dağılan tampon - kaput parçaları için ellerini dizlerine vurarak hayıflanıyor! O esnada adam da yerde kıvranmaya devam ediyor. Ama sürücü yaralı adamın yanına bile uğramıyor.
Dehşet bir görüntü. Sıradanlaşmamasını umduğum şey işte tam olarak bu! Bu duygusuzluk hali!
İnsan canının far kadar, tampon kadar, kaput kadar değerli görülmeme durumu…
Ben görüntüyü izleyince istemsizce ürperdim. Beni tuhaf bir korku sardı.........
