Önce, Cumhurbaşkanı adayı olmak istedi..

Olamadı..

Geceyarısı Amerikan otellerinde gerçekleştirilen özel görüşmelerde, Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı gösterilmekle de yetinebileceğini belirtti..

Gösterildi de..

Ama olamadı..

Seçimi kaybetti.

Ardından, kaybedenlerin içinde kendisi de yokmuş gibi..

Partisinin genel başkanını değiştirmeye kalkıştı..

Şimdilik onu da başaramadı..

Şimdi gözü dönmüş şekilde, bir Türkiye’deki dindarlara saldırıyor.

Bir Filistin’deki vatanını savunan insanlara saldırıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile, dün Avcılar’da, başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden 4.5 yıl geçtikten sonra yeni attığı temel atma töreninde sarfettiği şu ifadeye bakar mısınız, “İnancın istismar edildiği her yerde acı ve zulüm vardır.”

Kim, inancı istismar ediyor?

2019 mahalli seçimleri öncesinde Eyüp Sultan Camii’nde Yasin suresini okuyup, seçim sonrasında gaylere şirinlik yapanlar değil de, kim inancı istismar ediyor.

Gaylere sadece şirinlik değil..

“Toplumu eşcinsel evliliklere hazırlıyoruz” sözleri ile, devletin kurallarını da değiştirmeye kalkışan, Ekrem İmamoğlu değil mi?

Eyüp Sultan Camii’ne çok yakın bir mesafedeki Feshane’de eşcinsel sergi düzenleten Ekrem İmamoğlu değil de, inancı istismar eden kim?

“İnancı istismar” noktasında hem Filistin’i hedef alıyor.

Hem de Türkiye’yi..

Haydi Türkiye’deki insanlara yönelik söylemini, siyasetin gereği bir eleştiri olarak görelim..

28 Şubat sürecinde, Ekrem İmamoğlu avanesinin çıkarttığı kurala göre, cami inşaatları asgari 2,500 metrekarelik alanda olabilir. İlahiyatçı geçinen Yaşar Nuri Öztürk’lerin eşliğinde, “100 metre mesafe ile, rant için cami yapılıyor. Bu kadar çok camiye ihtiyacımız yok” diyenler..

Şimdi kendi çıkarttıkları kanunu ihlal ediyorlar..

İtiraz edecek değilim..

Ama o caminin yapılması sırasında, kanundaki kuralı hatırlatması, oturduğu koltuğun ereği olan müftüye sarfettiği şu cümle, Ekrem’in artık gözünün döndüğünü gösteriyor:

“Arkadaşlarıma dedim ki, insanların Avcılar’a girerken hem güzel bir camiyi görmeleri, hem camiyle ilişki kurmaları, bundan daha iyi bir şey olabilir mi? Tabi ki aynı zamanda ibadet etmeleri, farklı ihtiyaçların da görüldüğü, kütüphane, taziye evi, konferans salonu gibi noktaların da olduğu güzel bir cami tasarımıyla çalışın demiştim. Bir müftü, bizi dava etti. Buraya yürütmeyi durdurma kararı aldı. Niye? Küçükmüş cami.”

Putlarını kendileri yapıyorlar..

Kuralı koyuyorlar, “Küçük cami yapılmayacak” diyorlar..

Sonra seçim yaklaşınca, kendi yaptıkları pulları yiyorlar..

“Müftü bizi dava etti, küçük cami olmazmış, gerekçesi ile” diyor..

O gerekçe sizin ağababalarınızın getirdiği bir kanun, Ekrem efendi..

İşin daha vahimi..

Ekrem İmamoğlu’nun devamında sarfettiği cümleler..

“Burayı boğan değil, ferahlatan bir cami yapılmalı.”

Ne kadar özensiz, ne kadar saygısız, ne kadar kaba bir söylem..

Cami ile “boğan” kelimesini nasıl yan yana koyabilirsiniz..

Ama Ekrem bu..

Feshane’de eşcinsel görselleri sergiletir..

Camiye de, “insanları boğan” der..

Ekrem’in Türkiye’deki dindarlara yönelik söylemlerine alıştık da..

Filistinlilere yönelik şu saygısızlığına ne diyeceğiz:

“Niçin acı var biliyor musunuz? İnancın istismar edildiği her yerde acı ve zulüm vardır. İnancı istismar eden her toplumun içerisinde katliam vardır, zulüm vardır.”

Filistinliler ölüyor..

Çocuklar ölüyor.

Kadınlar ölüyor..

İsrail öldürüyor..

Ekrem İmamoğlu suçluyu ilan ediyor:

“İnancı istismar edenler”.

Kimmiş onlar.

İnancı nasıl istismar etmişler?

Çık anlat da, öğrenelim, Ekrem efendi..

Filistinliler, nasıl dini istismar etmişler?

Sizin ağababalarınız da, 28 Şubat sürecinde, Erbakan Hoca’yı dini istismar etmekle suçlamışlardı..

Ama en kral dini istismar görüntülerini sen veriyorsun..

Seçim yaklaştığında camide Yasin okuyorsun..

Şimdi tekrar seçim yaklaştı..

Cami temeli atıyorsun..

4.5 yıldır nerede idin?

O cami ihtiyacı, yeni mi doğdu..

O alanda cami yapılması gerekiyor idiyse, haydi ilk yıl temel atamadın.

Bari ikinci yıl atsaydın..

Üçüncü yıl atsaydın.

Ama her işi şov, her işi gösteriş.

Şimdi attığı temel de gösteriş..

“Nasıl olsa, AK Parti iktidarının 10 ayda deprem konularını yaptığı gibi, kimse benden mart sonuna kadar bu camiyi bitirmemi beklemez. Temeli atayım, dindarların ağzına bir parmak bal çalarım. Saadetlilerin oylarını toplayayım. Sonrasında, yine eşcinsellerle yol yürümeye devam ederiz” diye düşünüyor olmalı..

Ekrem’in son cümlesi de şöyle:

“İnançları, kendi çıkarlarına, kendi yaşamlarını iyileştirmeye, iktidarlarını sağlama almaya, korumaya, kullanmaya kalkan kim var ise sonuna kadar onlarla mücadele edeceğiz.”

Adam dönüp de paçasından aşağıya akan, istismar pisliğine bakmıyor..

Seçimi, camide okuduğu Yasin ile garantiye aldığını hatırlamıyor..

“İnançları kendi çıkarı için kullanmaya kalkışan herkesle mücadele edeceğim” diyor.

O zaman mücadele etmeye, kendinden başla, Ekrem efendi..

2019 Mart ayında gittiğin Eyüp Camii’ne, o tariften sonra kaç defa gittin, çık da açıkla..

Gittin mi, önce onu söyle..

Söyle ki, kim istismarcı, kim samimi öğrenelim..

QOSHE - Ekrem’in gözü dönmüş! - Ali Karahasanoğlu
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ekrem’in gözü dönmüş!

251 0
17.10.2023

Önce, Cumhurbaşkanı adayı olmak istedi..

Olamadı..

Geceyarısı Amerikan otellerinde gerçekleştirilen özel görüşmelerde, Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı gösterilmekle de yetinebileceğini belirtti..

Gösterildi de..

Ama olamadı..

Seçimi kaybetti.

Ardından, kaybedenlerin içinde kendisi de yokmuş gibi..

Partisinin genel başkanını değiştirmeye kalkıştı..

Şimdilik onu da başaramadı..

Şimdi gözü dönmüş şekilde, bir Türkiye’deki dindarlara saldırıyor.

Bir Filistin’deki vatanını savunan insanlara saldırıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile, dün Avcılar’da, başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden 4.5 yıl geçtikten sonra yeni attığı temel atma töreninde sarfettiği şu ifadeye bakar mısınız, “İnancın istismar edildiği her yerde acı ve zulüm vardır.”

Kim, inancı istismar ediyor?

2019 mahalli seçimleri öncesinde Eyüp Sultan Camii’nde Yasin suresini okuyup, seçim sonrasında gaylere şirinlik yapanlar değil de, kim inancı istismar ediyor.

Gaylere sadece şirinlik değil..

“Toplumu eşcinsel evliliklere hazırlıyoruz” sözleri ile, devletin kurallarını da değiştirmeye kalkışan, Ekrem İmamoğlu değil mi?

Eyüp Sultan Camii’ne çok yakın bir mesafedeki Feshane’de eşcinsel sergi düzenleten Ekrem İmamoğlu değil de, inancı istismar eden kim?

“İnancı istismar” noktasında hem Filistin’i hedef alıyor.

Hem de Türkiye’yi..

Haydi Türkiye’deki insanlara yönelik söylemini, siyasetin gereği bir eleştiri olarak görelim..

28 Şubat sürecinde, Ekrem İmamoğlu avanesinin çıkarttığı kurala göre, cami inşaatları asgari 2,500 metrekarelik alanda olabilir. İlahiyatçı geçinen Yaşar Nuri Öztürk’lerin eşliğinde, “100 metre mesafe ile, rant için cami yapılıyor. Bu kadar çok camiye ihtiyacımız yok” diyenler..........

© Yeni Akit


Get it on Google Play