Diyorlar ki, “Cumhuriyet sayesinde, Filistin olmaktan kurtulduk!”

Ben de onlara soruyorum, “Emin misiniz?”

Devam ediyorum, “Bize ne Filistin’den. Filistin bizim toprağımız değil ki?” cevabı ile, Filistin’de hastane bombalanmasına iki çift cümle ile isyan etmekten kaçan vicdansızlar..

3 bin Gazzeli çocuğun öldüğü bir zaman diliminde, “HAMAS terör örgütüdür” diyen alçakların..

Türkiye, Filistin yapılmak istendiğinde..

Karşı duracağından emin misiniz?

(Allah korusun) İstanbul bombalanıyorsa ve kendisi Ankara’da oturuyorsa, “Bize ne İstanbul’dan. Buraya gelene kadar daha 450 km’lik yolları var. Aradakiler düşünsün” demeyeceğinden emin misiniz..

Eğer Antalya’da oturuyorsa ve Ankara bombalanıyorsa (Allah korusun) “Ankara’da benim malım yok ki..” demeyeceklerinden emin misiniz...

İnsanlık aleminin yaşadığı, çocukların katledildiği zulme sessiz kalanlar.

Kendi şahsına, malvarlığına bir zarar gelmedikçe, ülkesine gelebilecek zararlara da itiraz etmez..

Diyorlar ki, “Gazze’liler hayıflanıyorlar, ‘Ah bizden de bir Mustafa Kemal çıksaydı’ diye”.

Soruyorum bunlara, “Bir Mustafa Kemal çıksaydı, siz yine Mustafa Kemal’i olan Filistin’den mi, yoksa çocukları öldüren İsrail’den yana mı olurdunuz?”

Onların cevabını biliyorum..

Onlar yine Gazze’nin Mustafa Kemal’ine karşı, katil İsrail’den yana olurlardı..

Mustafa Kemal, işgalcilere karşı, Anadolu’yu harekete geçirdi.. Kuvayi Milliye ile, işgalcilerin topraklarımızdan atılması için mücadele verdi..

İpleri dış güçlerde olan bazı hainler, Mustafa Kemal’in öncülüğünde bu toprakların fertlerinden oluşan Kuvayı Milliye’ye, ‘çete’ suçlaması yaptılar. Bugünkü anlamda ‘terörist’ yaftası vurmaya kalkıştılar..

Aynı takım, bugün de Filistin topraklarını korumaya çalışan, işgal edilen yerleri geri almaya çalışan Filistin halkına “terörist” demiyor mu?

O zaman, niye riyakarlık yapıyorlar, “Onların da Mustafa Kemal’i olsaydı, bu duruma düşmezlerdi” diye, niye riyakarlık yapıyorlar..

Bazıları diyor ki, “Gazze ve Filistin için isyan ederken unutmayalım, biz Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde Filistin olmaktan kurtulduk.”

Derdim kavga çıkartmak değil..

Çok basit bir soru soracağım, sonra yüzyıl düşünsünler, cevaplarını toplayıp, bana yollasınlar..

Atatürk sayesinde ve cumhuriyet sayesinde Filistin olmaktan kurtuldu isek, Filistin’i bugünkü hale getirecek İsrail’i ilk tanıyan devletlerden biri olmayı nasıl becerdik?

Bir yandan “Bak bak. Onların Atatürkleri olmadığı için, şimdi topraklarında kan var, gözyaşı var’ diyoruz.. Bir yandan da, o kan ve gözyaşını akıtacak İsrail’i, ilk tanıyan, Atatürk cumhuriyeti olmakla övünüyoruz.. Buyrun bu ikilemi izah edin.”

Onlar cevap arayadursunlar..

Dindar hiç kimsenin, Cumhuriyet ile bir kavgası olmadığı halde..

Cumhuriyet üzerinden dindarlara küfredenlere, hakaret edenlere küçük küçük hatırlatmalarımızı da yapalım..

Anadolu topraklarını işgal eden “tek dişi kalmış canavar” Batı’yı, “Çağdaş uygarlık” olarak bize yutturmaya kalkanlardan örnekler verelim..

Cumhuriyet yazarı Zülal Kalkandelen, dün yazmış:

“Artık Diyanet’in hutbesinde Atatürk anılmadı diye hayıflanmak yerine, siyasal İslamcılar onu zoraki bir şekilde ansalar bile bunun mide bulandırıcı bir ikiyüzlülük olduğunu açıkça söylemeliyiz.”

Hayatlarında bir defa iki rekat namaz kılmak için camiye gitmeyenler, Cuma hutbesinde Atatürk niye anılmadı diye kavga çıkarıyorlarsa..

Mide bulandırıcı ikiyüzlülük işte tam da budur..

Ama Kalkandelen’e katılıyorum, Peygamberler dışında, sadece dört halifenin isminin anıldığı Cuma hutbesinde, “illa da illa. Mustafa Kemal’in de ismi geçecek” diyenlere boyun eğmek de, “mide bulandırıcı ikiyüzlülük” olacaktır..

İşte o “mide bulandırıcı ikiyüzlülüğe” imza atmamak için, Diyanet kara propagandacılara boyun eğmiyor.. “Elif” gibi dimdik duruyor..

Sözcü’den İsmail Saymaz da, Cumhuriyet vesilesi ile, dindarlara yönelik içindeki nefreti kusmuş..

“Filistin, içinden bir Atatürk çıkara­madığı için bugün bombalar altında ve işgalcisini kovamadı.”

Mustafa Kemal, Anadolu’yu işgalcilerden kurtarmak için cepheye çıktığında, Filistinliler de Çanakkale’ye koşmuşlardı, Saymaz efendi..

Ama şimdi, Filistinliler topraklarını işgalden kurtarmak için cepheye koştuklarında, oraya yardıma koşması gerekenlerin, bunu yapmak yerine, vatanını savunan Filistinlilere terörist diyen gazetelerde çalışan senin gibi riyakarlar var!

Bizim gözümüzde, Cumhuriyet; “Vatanını korumak isteyenlerin mücahid olduğu”na inanmayı gerektirir..

Toprağını korumak isteyenlere saygı göstermeyi gerektirir..

Filistin’de cumhuriyet olmadığı dönemde dahi, koştular, Anadolu’nun işgaline son vermek için, şehid oldular..

Ama şimdi “Cumhuriyet, ne büyük nimet” diyen, ama “Cumhuriyet’in ne olduğu”ndan habersiz bazı gafiller, bırakın Filistin’e yardıma koşmayı, bir de onlara “terörist” demeyi, kendilerine hak görüyorlar..

Bunlar, Cumhuriyet savunucusu gibi görünüyor olsalar da, Cumhuriyet’e de ihanet ediyorlar..

“Bakın, bizim cumhuriyet’imiz var” diye övünmekle olmuyor, bu işler..

Cumhuriyet, çocukların öldürülmesini seyredin. Siz karışmayın, binlerce kilometre öteden ABD’nin savaş gemisi gelsin.. Onun konrtrolünde İsrail, çoluk çocuk demeden, hastaneleri bombalasın.. Siz de bunları seyredin” mi diyor?

Bu mu, sizin “cumhuriyet”iniz?

Saymaz efendinin, “Biz Arap dünyasındaki sönmek bilmeyen yan­gından uzakta isek, kurtuluşumuzu Cumhuriyetle taçlandırdığımız için” cümlesine de itirazımızı koyalım..

Filistinliler de, Mustafa Kemal’in Kuvayı Milliyesi’ne destek çıkmak için, Fransız işgalinde, İtalyan işgalinde Anadolu’ya koşmayıp, “Biz Araplar, Türk dünyasındaki sönmek bilmeyen yangından uzakta isek, kurtuluşumuzu ... ile taçlandırdığımız için” demiş olsalardı, Çanakkale’yi geçilmez kılmak için, bizler acaba fazladan kaç şehid daha verecektik?

Saymaz efendi, cehaletini taçlandıran şu cümle ile devam etmiş:

“Türkiye’yi ayırt eden, halkının Müslüman olması değil, hayır! Halkı Müslüman olup laik ve de­mokratik bir Cumhuriyet kuran tek ülke olması.”

29 Ekim 1923’te Türkiye’de ne laiklik vardı, ne de demokratiklik..

Bunu bile bilmeyen Saymaz’a bakıp, “Cumhuriyet’ tanımı yapacaklara hatırlatayım..

1924 Anayasa’sında, yani Cumhuriyet’ten 6 ay sonra kabul edilen anayasada bile, “Devletin dini, İslam dinidir” diye yazılı idi..

Laiklik, Anayasa’ya kaç yılında girdi, biliyor musun Saymaz?

Bunu sana ev ödevi olarak vereyim, araştır, bir sonraki yazında, senden tam tarihi istiyorum..

QOSHE - Cumhuriyet'leri de Atatürk’leri de yoktu ama, bizim için canlarını verdiler! - Ali Karahasanoğlu
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cumhuriyet'leri de Atatürk’leri de yoktu ama, bizim için canlarını verdiler!

194 17
30.10.2023

Diyorlar ki, “Cumhuriyet sayesinde, Filistin olmaktan kurtulduk!”

Ben de onlara soruyorum, “Emin misiniz?”

Devam ediyorum, “Bize ne Filistin’den. Filistin bizim toprağımız değil ki?” cevabı ile, Filistin’de hastane bombalanmasına iki çift cümle ile isyan etmekten kaçan vicdansızlar..

3 bin Gazzeli çocuğun öldüğü bir zaman diliminde, “HAMAS terör örgütüdür” diyen alçakların..

Türkiye, Filistin yapılmak istendiğinde..

Karşı duracağından emin misiniz?

(Allah korusun) İstanbul bombalanıyorsa ve kendisi Ankara’da oturuyorsa, “Bize ne İstanbul’dan. Buraya gelene kadar daha 450 km’lik yolları var. Aradakiler düşünsün” demeyeceğinden emin misiniz..

Eğer Antalya’da oturuyorsa ve Ankara bombalanıyorsa (Allah korusun) “Ankara’da benim malım yok ki..” demeyeceklerinden emin misiniz...

İnsanlık aleminin yaşadığı, çocukların katledildiği zulme sessiz kalanlar.

Kendi şahsına, malvarlığına bir zarar gelmedikçe, ülkesine gelebilecek zararlara da itiraz etmez..

Diyorlar ki, “Gazze’liler hayıflanıyorlar, ‘Ah bizden de bir Mustafa Kemal çıksaydı’ diye”.

Soruyorum bunlara, “Bir Mustafa Kemal çıksaydı, siz yine Mustafa Kemal’i olan Filistin’den mi, yoksa çocukları öldüren İsrail’den yana mı olurdunuz?”

Onların cevabını biliyorum..

Onlar yine Gazze’nin Mustafa Kemal’ine karşı, katil İsrail’den yana olurlardı..

Mustafa Kemal, işgalcilere karşı, Anadolu’yu harekete geçirdi.. Kuvayi Milliye ile, işgalcilerin topraklarımızdan atılması için mücadele verdi..

İpleri dış güçlerde olan bazı hainler, Mustafa Kemal’in öncülüğünde bu toprakların fertlerinden oluşan Kuvayı Milliye’ye, ‘çete’ suçlaması yaptılar. Bugünkü anlamda ‘terörist’ yaftası vurmaya kalkıştılar..

Aynı takım, bugün de Filistin topraklarını korumaya çalışan, işgal edilen yerleri geri almaya çalışan Filistin halkına “terörist” demiyor mu?

O zaman, niye riyakarlık yapıyorlar, “Onların da Mustafa Kemal’i olsaydı, bu duruma düşmezlerdi” diye, niye riyakarlık yapıyorlar..

Bazıları diyor ki, “Gazze ve Filistin için isyan ederken unutmayalım, biz Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde Filistin olmaktan kurtulduk.”

Derdim kavga çıkartmak değil..........

© Yeni Akit


Get it on Google Play