CHP’de değişen bir şey yok..

Kemal Kılıçdaroğlu, 14-28 Mayıs seçimlerinde tattığı başarısızlığın sonrasında, koltuğu Ekrem İmamoğlu’na bırakmak istemedi.

Onun için genel başkanlıktan istifa etmedi..

İstifa etseydi, Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel dahil karşısına çıkacak yarışta, şovmen Ekrem kazanırdı.

Kemal beyin Ekrem İmamoğlu’nun genel başkan olmasını niçin istemediğini de söyleyelim..

Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nu İBB Başkanlığı sonrasında çok iyi tanıdığı için, koltuğu ona devretmek istemedi ve istifa etmedi.. (Bu tespitimde tereddüt edenler, Canan Kaftancıoğlu ile Ekrem İmamoğlu arasındaki ihtilafda, birbirlerine sarfettikleri sözlere baksınlar.. Biri diğerine “aptal, şizofren, müteahhit kafalı”... Diğeri berikine “Bu bahsi geçen kelimeleri bir kadın olarak söylememiştir diye düşünüyorum” demişti..)

Bu tartışmalar sürerken, Kemal bey genel başkan seçimi yapılacak kongreye gitme noktasında, pek niyetli olmadığını deklare etti.

Ne zaman ki, Ekrem İmamoğlu başkanlığa aday olma yerine, ara dönem için “tavşan aday” formülüne, karşılığında yeniden CHP’nin İBB adayı olmaya sıcak baktı..

Kongre aşamasına geçildi..

Ve hafta sonu o kongre yapıldı..

Kılıçdaroğlu hemen teslim olma yerine..

Özgür Özel’e koltuğu, kendi kuyruğunu da dik tutarak.. Yumuşak bir geçiş ile devretti..

Yarı yarıya oy almışlar..

Salt çoğunluk, ilk turda iki oy ile kaçırılmış.

18 geçersiz oy varmış..

Hepsi tiyatronun bir parçası..

Özgür Özel’in genel başkanlığa aday olacağını, kamuoyu ilk defa, kendisinden değil, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan duydu..

Bu neyi gösteriyor?

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun emanetçisi..

Ama kamuoyunda öyle bir hava estiriliyor ki..

Sanki Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na rağmen, genel başkan seçilmiş!..

Önümüzdeki süreçte fotoğraf daha net ortaya çıkacaktır..

Kulislerde şu dahi söyleniliyor..

Kemal Kılıçdaroğlu, mütedeyyin kesime yönelik verdiği sıcak mesajlarda zaten samimi değildi..

Bu söylemden bir getiri de elde edemedi..

Şimdi çaktırmadan, koltuk değişikliği ile mütedeyyin kesime yönelik sıcak mesajlardan geri adım atmaya karar verdi..

Ve bu çerçevede; koltuğunu, İslam dinini kastederek, “Ortaçağ kafası” hakareti yapan Özgür Özel’e devretti..

Şimdi İyi Parti düşünsün..

İP’liler kimlerle yola çıktıklarına baksın..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun da.. Özgür Özel’in de konuşmasında, Selahattin Demirtaş var..

Buyursunlar, “PKK’nın başının heykelini dikme” sözü veren Selahattin Demirtaş’ı cezaevinden çıkarmak için didinen bu CHP’ye, milliyetçilerin-ülkücülerin oylarını yönlendirmeye devam etsinler..

Şimdi Temel Karamollaoğlu düşünsün..

Bir rüzgar esişi ile partideki koltuğunu, inancımıza “Ortaçağ kafası” hakareti yapan bir adama devreden Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yol yürümelerinin ne büyük hata olduğunun hesabını, tabanlarına versinler..

Ahmet Davutoğlu, hakeza.. Ali Babacan hakeza.

“Katranı kaynatsan da olmaz şeker” demiş, atalarımız.

CHP değişir mi?

Nasıl değişsin..

O zaman CHP diye bir pati kalmaz..

Kimse, taklide oy vermez..

Dindarların içinden çıkan bir siyasi parti var iken, bu partiyi taklit eden CHP’ye, dindarlar niye yönelsin ki..

Olsun olsun.. Makam-mevki uğruna, üç kuruşluk koltuklar uğruna..

İdeallerini ayaklar altına alan Gelecek/Deva Partili isimler gibi küçük bir azınlık ve onların bağlıları CHP’ye oy verir..

CHP’nin tabanı ise..

“Biz Kemal beyi tanıyoruz. Onun gerçek niyeti asla, dindarlarla helalleşme değildir” güveni ile partilerine oy vermeye devam ederler.. Ki öyle de oldu..

Ama yine başaramadılar..

Bakalım mahalli seçime, CHP kimlerle gidecek..

Selahattin Demirtaş’a selamlar yollandığına göre..

İyi Parti ile resmi ittifaklık bitti. Yerine HDP resmi ortak olarak geliyor..

Ama İyi Parti, mahalli seçimde tek başına bir şey yapamayacağı için, taahhüt altına alınacak vaadler gereği, gayrı resmi ortak olarak CHP’li adayı destekleyecekler..

Ki, başka bir çözüm yolları da yok..

2023 milletvekili seçimlerinde, hiçbir ilde birinci sıraya çıkamamış, hatta ikinci parti dahi olamamış bir İyi Parti’nin göstereceği aday, nasıl seçilebilir ki?

Matematik, seçim sonuçları ortada..

Bu gerçeği biz görüyoruz da, Meral Akşener görmez mi?

Ya şimdiden partinin kapısına kilit vuracaklar..

Ki milletvekilleri zaten birer ikişer istifa ediyorlar..

Ya da.

İntiharı göze alarak, mahalli seçimlerde CHP’li adayları destekleyerek, bir dönem daha siyasette kalmayı deneyecekler..

Ama bu destek, CHP’li adaylara 2019’daki gibi seçim kazandırır mı?

Hiç sanmıyorum..

Çok önemsediğim İncirlik Üssü’nü sivil kuşatma, dün gerçekleştirildi.. İHH öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, Amerika’ya gerekli hatırlatma yapıldı..

Türkiye’nin değişik illerinden gelen sivil insanlar, topraklarımızdaki ABD üssünü kuşatarak, katliama destek çıkanlara gerekli uyarıyı yaptılar.

Bugün ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Türkiye’ye geliyor..

İncirlik Üssü’nün kuşatılmasından, Blinken da mutlaka etkilenmiştir..

Bu kuşatmayı dikkate alarak, Türkiye’deki resmi yetkililerle görüşecektir..

Dikkate almazsa da..

Kendileri bilir..

Bu dakikadan sonra, soykırımcılara, katliamcılara karşı, insanlığın kaybedeceği bir şey yok..

Katliamcıların karşısında, artık sadece Filistinliler değil. Tüm insanlık var!

Tüm insanlığın tükürmesi bile, İsrail ile birlikte ABD’nin boğulması için yeter!

QOSHE - CHP’de ne değişti, ne değişmedi? - Ali Karahasanoğlu
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

CHP’de ne değişti, ne değişmedi?

217 35
06.11.2023

CHP’de değişen bir şey yok..

Kemal Kılıçdaroğlu, 14-28 Mayıs seçimlerinde tattığı başarısızlığın sonrasında, koltuğu Ekrem İmamoğlu’na bırakmak istemedi.

Onun için genel başkanlıktan istifa etmedi..

İstifa etseydi, Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel dahil karşısına çıkacak yarışta, şovmen Ekrem kazanırdı.

Kemal beyin Ekrem İmamoğlu’nun genel başkan olmasını niçin istemediğini de söyleyelim..

Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nu İBB Başkanlığı sonrasında çok iyi tanıdığı için, koltuğu ona devretmek istemedi ve istifa etmedi.. (Bu tespitimde tereddüt edenler, Canan Kaftancıoğlu ile Ekrem İmamoğlu arasındaki ihtilafda, birbirlerine sarfettikleri sözlere baksınlar.. Biri diğerine “aptal, şizofren, müteahhit kafalı”... Diğeri berikine “Bu bahsi geçen kelimeleri bir kadın olarak söylememiştir diye düşünüyorum” demişti..)

Bu tartışmalar sürerken, Kemal bey genel başkan seçimi yapılacak kongreye gitme noktasında, pek niyetli olmadığını deklare etti.

Ne zaman ki, Ekrem İmamoğlu başkanlığa aday olma yerine, ara dönem için “tavşan aday” formülüne, karşılığında yeniden CHP’nin İBB adayı olmaya sıcak baktı..

Kongre aşamasına geçildi..

Ve hafta sonu o kongre yapıldı..

Kılıçdaroğlu hemen teslim olma yerine..

Özgür Özel’e koltuğu, kendi kuyruğunu da dik tutarak.. Yumuşak bir geçiş ile devretti..

Yarı yarıya oy almışlar..

Salt çoğunluk, ilk turda iki oy ile kaçırılmış.

18 geçersiz oy varmış..

Hepsi tiyatronun bir parçası..

Özgür Özel’in genel başkanlığa aday olacağını, kamuoyu ilk defa, kendisinden değil, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan duydu..

Bu neyi gösteriyor?

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun emanetçisi..

Ama kamuoyunda öyle bir hava estiriliyor ki..

Sanki Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na rağmen, genel başkan seçilmiş!..........

© Yeni Akit


Get it on Google Play