Kurban, ümmet dayanışması ve hac zirvesi

Kurban, ümmet dayanışması ve hac zirvesi

Yüce Allah, “Şüphesiz sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de Rabbinizim. Öyleyse benden sakının” (Mü’minûn, 23/52) buyurarak Müslümanların birliğine dikkat çeker. Resulullah (s.a.s.) de mü’minleri, bir organı rahatsızlandığında tüm bedeni uykusuzluk ve ateşle saran tek bir vücuda benzetmiştir.

Bu, Müslümanların her zaman dayanışma içinde olmaları gereken bir bütün olduğunu gösterir. Nitekim sömürgeci güçlerin Müslümanlara hâkim olması, ancak bu ümmet şuurunun zayıflatılmasından sonra mümkün olabilmiştir.

19. yüzyılda Batı’dan ithal edilen kavmiyetçi anlayışlar ve İslam coğrafyasının etnik kimliklere göre küçük parçalara bölünmesi, ümmetin bütünlüğünü bozmuş, Müslümanları kendi iradeleri dışında çizilen sınırların içine hapsetmiştir. Yeniden üstünlük sağlamak, ancak ümmet bilincine, dayanışmaya ve güç birliğine kavuşmakla mümkündür.

İslami kimlik etnik kimlikten önce gelir. İslami bilinçlenmeye öncülük iddiasındaki insanların, düşünce ve ilgi alanlarını bu yapay sınırların ötesine taşıyarak tüm dünya Müslümanlarını kapsayacak bir şuura ulaşmaları gerekir. Bugün Müslümanların birbirlerini tanıma, daha sıkı bağlar kurma ve baskı altındaki kardeşlerine maddi-manevi yardım etme çabaları, ümmet şuurunun yeniden canlanmaya başladığını........

© Yeni Akit