Algoritmaya karşı hadîsler |
Algoritmaya karşı hadîsler
Algoritma, genel olarak “Belirli bir problemi çözmek veya belirli bir hedefe ulaşmak için tasarlanan, mantıksal sıraya konulmuş adım adım işlemler bütünüdür.” şeklinde târif edilse de günümüzde kişi ve toplumu en çok ilgilendiren sosyal medyadaki rolüdür: “İzleme geçmişinizi ve beğenilerinizi analiz ederek ana sayfanızda hangi gönderilerin veya videoların çıkacağını belirler.”
7’den 70’e artık hepimiz değişen yoğunluklarda internete, sosyal medyaya ve dolayısıyla algoritmaya maruz kalıyoruz artık. Dindarlığımız, siyâsî görüşlerimiz, psikolojimiz, huylarımız, âile hayâtımız, dostlarımızla münâsebetlerimiz sürekli olarak bu dijital dünyâ içinde çalkalanıp durmakta ve devamlı değişmektedir. Dün şiddetle karşı çıktığımızı bugün normal bir şeymiş gibi görebiliyoruz. (Tersi de vâkîdir) Bu değişimimizi hür irâdemizle gerçekleştirdiğimizi zannediyoruz ama kazın ayağı öyle değil. Sosyal medya bizim ve en çok etkileşimde bulunduğumuz kişilerin ve bütün toplumun paylaşımlarını analiz ederek bize sormadan bizi bir bilgi ve görüntü bombardımanına mâruz bırakıyor. Hür irâdemizle köleleşiyoruz. Bütün değerlerimiz yerle bir oluyor ve belli bir aklın kontrolünde yeniden yapılıyoruz.
Tesettürlü kadın/kızları daracık pantolonla ilk gördüğümüzde şaşkınlıktan ağzımız açık kalmıştı. Biz tesettürle -en azından- pardesüyü birbirinin ayrılmazı görürdük. Tesettür sâdece başı örtmek değildi çünkü. Bütün vücutla ilgili bir edebin ismiydi tesettür. Ama bir gün örtülü bir başın altında daracık kot pantolonları görüverdik. Dediğimiz gibi çok şaşırdık. Olmaz, tutmaz sanmıştık; yanıldık. Tuttu… Hem de sâdece gençlerde kalmadı, yaşı 50’yi geçmiş birçok “tesettürlü” hanım da bu yeni trende kolayca uyum sağlayıverdi. Önce mahçup birkaç deneme, sonrasında tam uyum… Bunlar kişinin kendine “hür irâdesiyle” gerçekleşmiş gibi geldi tabiî. Oysa sosyal medya........