Hüzünlü bir bayrama daha kavuşurken...

Hüzünlü bir bayrama daha kavuşurken...AHMET GÜLÜMSEYEN 

Bugün günlerden Kurban Bayramı. Bizleri bugünlere kavuşturan Allah’a şükürler olsun. Özlemini çektiğimiz ahiret yaşantısı için, geçici dünya hayatını Rabbim bizlere anlamlı/manalı yaşamayı nasip etsin inşallah. Siz değerli okuyucuyu dostlarımız ve ümmetin Kurban Bayramı’nı tebrik eder, iki cihanda huzur ve bereketli geçmesini Yüce Allah’tan niyaz ederiz… 

Bayramlar, insanın yılda ancak birkaç gün ulaşabildiği, bir sonrakine nasip-kısmet dediği sayılı günlerdir. Bayramların bir özelliği de, geçici dünya hayatındaki koşuşturmasından bir anlık da olsa durmak ve soluklanmak, insanın kendisi, iç dünyasıyla yüzleşmesi anlamı taşıyor, olsa gerek. Etrafımıza, kişisel çıkar ve menfaatlerden uzak bakıp, içinde yer aldığımız imkân ve şartları gördüğümüzde, ne kadar şükretsek azdır, diye düşünmeden edemiyoruz. Dünya geneline dikkat kesildiğimizde ise, dünden farksız olmayan acı ve gözyaşının devam ettiğini fark ediyoruz. Tüm mesele, imtihanın bir parçası olan böyle bir sürecin neresinde olduğumuz, olmamız gerektiği, değil mi!.    

ACILARI PAYLAŞIP, DİNDİRMEK

(*) Ünlü yazar Tolstoy gerçek insanı şöyle tarif etmiş, “Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını anlayabiliyorsa insandır.” Şairlerin sultanı üstat Necip........

© Yeni Akit