ABD’nin Dünya Kupası üzerinden ayrıştırıcı, yok edici gücü

ABD’nin Dünya Kupası üzerinden ayrıştırıcı, yok edici gücü

Olimpiyatlar dünyanın en büyük spor organizasyonu. Her bir olimpiyat halkası sporun ‘evrenselliği’, diğer bir ifadeyle beş halka beş kıtayı (Avrupa-Asya-Afrika-Avustralya-Amerika) temsil ettiği (masalı). Hal böyle olunca da olimpiyatlar sınırları, dilleri ve kültürleri aşarak dünya çapında milyonlarca insanın ortak heyecanı oluyor(muş!). Kağıt üzerinde tanımlar böyle. Bir de sporun uygulanış şekli bize ‘İçki şişede durduğu gibi durmaz’ atasözünü hatırlatır, yanı var. İslam dini tarafından içilmesi haram-yasak olan içki tüketildiğinde, şişedeki o sakin halinden eser kalmayıp, insanın duygu ve davranışları değişiyorsa, günümüzdeki spor da batılı-emperyalist güçler tarafından ayrıştırıcı, yıkıcı, yok edici… gibi insanın yaratılış fıtratına aykırı hükümleri bünyesi-içeriğinde barındıracak hale dönüştürüyor. Sporun modernize ediliş şekliyle ülke insanının dini ve kültürel değerlerinin üzerinden bir ‘silindir’ gibi geçmekte, milli ve manevi değerlerin zarar görmesi, yıkımına neden olmaktadır. Bu durumun önüne geçilmesi için ciddi bir şekilde emek ve çaba gösterilmediği için, böylesi hassas konuyu tekrar tekrar hatırlatma gereği duyuyoruz. Peki, “Böylesi bir sürecin ABD, Meksika ve Kanada’da devam eden 2026 FIFA Dünya Kupası’yla ne alakası var?” şeklinde düşünülebilir! O kadar ilgisi var ki. Devam edelim…

İSLAMİ HASSASİYETLERE TERS SPOR ORGANİZASYONLARI 

Olimpiyatlar, Dünya Kupası, Dünya Şampiyonası, Akdeniz Oyunları, Üniversiteler Arası Dünya Şampiyonları gibi diğer birçok spor organizasyonun kuralları, 1896 yılında Yunanistan’da bir tapınakta (her defasında sormuşumdur niçin cami-mescid değil de tapınak?) fitilin ateşlenmesi, giyim kuşamından yapılış şekli-ortamına kadar, batıl inançlara göre kurallara büründürerek organize edilmeye başlandı, o tarihten bugüne kadar da devam etmektedir. Siz eğer tamamına yakını çocuk ve gençlerden oluşan, performans (yarışmacı) gerektiren spor organizasyonlarına bireysel veya ülke olarak katılmak istiyorsanız, bu Müslüman kimliğine İslami kurallara ters düşen yaptırımlara uymak ve uygulamak durumundasınız. Hal böyle olunca dini ve kültürel değerlerin dikkate alınmayıp hiçe sayıldığı bir sürecin parçası olmaya doğru, bir eğilim göstermekle kalmayıp, çarkın bir parçası-dişlisi halini alıyorsunuz. Sonra deniliyor ki, toplumun değerleri neden ayaklar altında. Bu ezbere düşen yaygaralar bize, Allah’ın (cc) buyurduğu “Başınıza gelen bir musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir.” (Şûrâ Süresi-30) ayeti kerimesini akla getiriyor…

ÜLKE İNSANIMIZIN FUTBOLLA-SPORLA HEBA EDİLEN YILLARI

Bakın bugüne futbolun Dünya Kupası olarak tanımlanan organizasyonlarının yapıldığı ülkeler arasında yer........

© Yeni Akit